Tesettüre Uygun Olmayan Kadın Giyim Mağazasında Çalışmak Caiz mi?

Tesettüre uygun olmayan kadın giyim mağazasında çalışmak caiz mi? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Müslüman, yaptığı işte şuna dikkat etmeli: Benim yaptığım iş, inandığım dinin ilkeleriyle çelişiyor mu? Yani, bir yandan diyeceksin ki, Müslüman kadının evinin dışında tesettürlü olması lazım, yabancı gözlere Müslüman kadının bedenini teşhir etmemesi lazım. Hem bunu diyeceksin, “Elhamdülillah, memleketimiz %99 oranında Müslümanlardan oluşuyor. Evet, gafil olabiliriz, günahkâr olabiliriz, birtakım dinî hassasiyetler zaman içerisinde aşınmış olabilir; ama bu millet mayası itibarıyla Müslümandır ve Müslüman memleketi olarak geçmektedir.” Dolayısıyla bu memlekette yaptığımız işin inandığımız İslam’la ters düşmemesi lazım gelir.

Bir yandan diyeceksin ki, “Örtünmek farzdır, kadınların sokakta yabancıların zehirli bakışlarına maruz kalması doğru değildir.” diyeceksin; bir yandan da bu tür açık saçık elbiselerin satışında bulunacaksın, bunu üreteceksin veya tezgâhında pazarlayıcı olarak bulunacaksın. “Bu sana çok yakıştı.” diye bu elbiseyi birilerine pazarlamaya çalışacaksın. Bu tür şeyler, bir Müslüman’ın vicdanını yaralayacak şeylerdir. Çünkü bir Müslüman, her şeyden önce dinî hassasiyet taşıması gerekir. Kur’ân-ı Kerim’de Maide Suresi’nde Cenâb-ı Allah, “İyilikte ve sevap olan işlerde birbirinizle yardımlaşın. Allah’a isyan olan, günah olan işlerde birbirinize yardımcı olmayın.” buyuruyor.

Binaenaleyh, doğrudan olmasa da dolaylı olarak da olsa, bir Müslüman kadının sokakta çıplak gezmesine yol açabilecek şekilde bir elbiseyi üretimden tutun da son aşamaya, paketlemeye vesaireye kadar; bir Müslüman’ın böyle Allah’a isyan olacak yerde iş yapması doğru olmaz. Bu hususta dikkat etmesi lazım gelir. Aksine, insanların Allah’a kul olmalarını kolaylaştıracak şeyleri yapması lazım gelir.

Bugün mesela bakıyorsunuz, zaman zaman öyle şikâyetler geliyor ki; yeni kapanmış olan genç kardeşlerimiz, kızlarımız tesettüre uygun elbise bulmakta zorlandıklarını söylüyorlar. Veya hatta başı açık olup çıplak gezmeyen… Şimdi biliyorsunuz, başı açık gezmek ayrı bir şey; bir de çırılçıplak gezme modası başladı sokaklarda. Bu modayı hangi şeytanî güçler destekler bilmem; ama birden bakıyorsunuz, o gencecik yavrularımız, evlatlarımız içimizi parçalayacak şekilde sokaklarda arz-ı endam ediyorlar. Ne yaptıklarının farkında değiller ama bir modanın peşine takılmışlar. Cenâb-ı Allah bütün Ümmet-i Muhammed’in evlatlarını muhafaza eylesin, din-i mübin-i İslam’ı yaşayabilme gücünü ve kuvvetini versin.

Hasılı kelâm; bu çocuklar bir modanın peşine gidiyorlar ve bakıyorsunuz ya çırılçıplaklar, sonra da üstüne basa basa bağırıyor ki: “İstediğim gibi giyerim, şuramı açarım, buramı açarım, kimse bana karışamaz.” Yavrum, zaten kimse sana karışmıyor. Ve maalesef, birtakım erkekler de senin böyle dolaşmandan haz alıyor, zevk alıyor. Dolayısıyla sen bedavaya kendini teşhir etmiş oluyorsun.

Oysa bir kadının namusu, onun en değerli sermayesidir. Ve bedava, beleş bunu sere serpe arz etmemeli. Ama burada üreticilerimizin de çok büyük günahlarının olduğunu görüyoruz. “Ne yapalım, bu isteniyor, moda bu.” diye belki üç kuruş fazla kazanmak için bu tür şeylere prim veriyorlar. Bunun Allah’a hesabını veremezler.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle