Tecelli Ne Demek? Tecelli Anlamı Nedir?

Tecelli ne demek? Tecelli ne anlama gelir? Tecelli kelimesine örnek cümleler...

Tecellî: Gö­rün­me, be­lir­me. Al­lâh’ın lût­fu­na nâ­il ol­ma anlamlarına gelmektedir.

TECELLİ KELİMESİNE ÖRNEK CÜMLELER

Beyliğe, gerçek bir devlet olma husûsiyetini kazandıran kişi, Orhan Gâzî’dir.

O da, babası gibi Anadolu içerisindeki hesaplaşmalardan ziyâde küffârla gazâ ilkesini benimsemişti. Bu yolda gözlerini başta İstanbul olmak üzere tâ ötelere dikmişti. Bunun için kendisine “merzbânü’l-âfâk” (ufukların sahibi) ünvânı verilmiştir. Bir yerde bir aydan fazla durmayıp i’lâ-yı kelimetullâh yolunda sürekli cihâd üzre bir hayat yaşadığı rivâyet edilir.

Bununla birlikte O:

“Mürüvvet, gazâdan efdaldir!” diyerek asıl fethini gönüllerde tecellî ettirmeyi tercîh ediyordu.

*****

OSMANLI’YA İKİ KIT’A ÜZERİNDE HÜKMETMEK YETMEZ!

ZÎRÂ İ’LÂ-YI KELİMETULLÂH AZMİ İKİ KIT’AYA SIĞMAYACAK KADAR BÜYÜK BİR DA’VÂDIR!. Selçukluların vârisi biz olduğumuz gibi, ROMA’nın da vârisi biziz!..

Oğul! Kur’ân-ı Kerîm’in hükmünden ayrılma! Adâletle hükmet! Gâzîleri gözet! Fakirleri doyur! Dîne hizmet edenlere, bizzat hizmet etmeyi şeref bil!.
Zâlimleri cezâlandırmakta gecikme! En kötü adâlet, geç tecellî edendir!  Sonunda, hüküm isâbetli dahi olsa, geciken adâlet de, bir nevî zulümdür!

*****

II. Murâd’ın yazdığı Varna fetih-nâmesi şöyledir:

“Nîmet ve ihsânlarıyla bütün varlıkları kuşatan Allâh Teâlâ Hazretleri, müslümanları idâre edip onların mes’elelerini halletmek ve müşkilâtlarını
defetmek vazîfesini yerine getirerek onları rahat ve huzûra kavuşturmayı bizim hükümdarlığımıza bağışladı. Rabbânî inâyeti, sübhânî himâyesiyle de devletimizi sarsılmaz, saltanatımızı köklü ve muhkem, memleketimizin nizâmını âhenkli eyledi. Bizlerin de bu hizmetlerde izzetli olduğu kadar merhamet sahibi olmamızı diledi. Her vakit ve ânımızda bizlere türlü yardımlarını tecellî ettirdi. Bizleri, ilim, irfân ve basîret sahibi, merhametli ve cömert kıldı.

*****

Bütün dünyada âile yuvalarının ahlâksızlık, ihmal ve muhabbetsizlik depremleriyle yıkıldığı şu demlerde Rabbimiz, âilelerimizi sarsılmayacak kuvvet ve kudrette inşâ edebilmeyi ve yaşatabilmeyi cümlemize nasip buyursun! Hânelerimiz; muhabbet, huzur ve saâdet cenneti olsun! Bu cennetin son kapısı da, cemâlullâha vuslatın tecellî ettiği sonsuz cennete açılsın! Âmîn…

*****

İslâm’a göre boşanma hakkının kâide olarak erkeğe verilmesi, kadınların hissîliği sebebiyledir. Yoksa nikâhta şart koşulduğu takdirde kadının da aynı hakka sahip bulunmasına hiçbir engel yoktur. Buna tefvîz-i talâk denilir. Ayrıca böyle bir şart koşulmamış olsa da ciddî bir mecburiyet ortaya çıktığında kadın, ilgili makâma müracaatla boşanma hakkına sahiptir.

Dolayısıyla gereksiz boşanmalardan korunmak, hiç şüphesiz kadın ve erkeğin, kendi kıymet ve değerlerini karşılıklı olarak bilmeleri ve bunları yine
karşılıklı olarak muhafaza etmeleri ile mümkündür. Hayat arkadaşlarının mesut günleri; ince ve derin hâtıralar, samimî neşeler, refah, huzur ve lezzet, hep ilâhî ölçüler gölgesinde temin edilir. Bu da, her iki tarafın Hakk’a kul olarak birbirlerine karşı sadâkat ve samîmiyetleri ile tecellî edecektir.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.