Tebliğde Merhamet ve Israr: Rasûlullah’ın Hakem bin Keysân’a Daveti
Rasûlullah (s.a.v.), inkârda ısrar eden bir kalbi, merhamet ve hilm ile nasıl iman nuruna eriştirdi? Hakem bin Keysân’ın hidayet yolculuğu, tebliğin en güçlü örneklerinden biri olarak bize ne söylüyor?
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, hilim, müsâmaha ve sabır gibi güzel hasletlerle insanları yüksek karakter ve şahsiyetine meftûn etmiş ve Allah Teâlâ’nın lûtfu ile İslâm’ı kısa sürede bütün Arap Yarımadası’na yaymıştır.
HİLMİN HİDAYETE VESİLE OLUŞU: PEYGAMBERÎ TEBLİĞİN İNCELİKLERİ
Abdullâh bin Cahş -radıyallâhu anh-’ın Batn-ı Nahle Seferi’nde aldığı esirler arasında, Hakem bin Keysân da vardı. Fahr-i Âlem Efendimiz, Hakem’i İslâm’a dâvet etti. İslâm’ı bütün tafsîlâtıyla uzun uzadıya anlattı. Şüphelerini yok etmek için defâlarca tekrar etti. Allah Rasûlü’nün bu kadar gayret sarf etmesine rağmen Hakem’in hâlâ müslüman olmamasına öfkelenen Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-:
“–Yâ Rasûlâllah! Bununla ne diye konuşup durursun. Vallâhi o hiçbir zaman müslüman olmaz! Müsâade et, boynunu vurayım da varacağı yere, yâni cehenneme bir an önce varsın!” dediyse de Peygamber Efendimiz, Hakem’e İslâm’ı anlatmaya devâm etti. Hakem dikkatini toplayarak:
“–İslâm nedir?” diye sordu. Rasûl-i Ekrem Efendimiz:
“–Allâh’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın kulluk etmen ve Muhammed’in de O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şehâdet getirmendir!” buyurdu.
Hakem:
“–Müslüman oldum.” dedi.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ashâbına dönerek:
“–Eğer ben, biraz önce size uysaydım, o şimdi cehenneme gitmiş olacaktı!” buyurdu.
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- der ki:
“Hakem’in müslüman olduğunu görünce, sanki bütün geçmiş ve gelecek şeyler beni sıktı! Kendi kendime; «Peygamber -aleyhissalâtü vesselâm- benden daha iyi bilirken, ben nasıl O’na karşı bir şey istemeye kalkarım?!» dedim. Sonra da; «Benim maksadım ancak Allâh ve Rasûlü’nün rızâsını kazanmaktı.» diyerek kendimi tesellî ettim. Hakem, müslüman oldu. Vallâhi güzel de bir müslüman oldu. Allâh yolunda cihâd etti ve Bi’r-i Maûne’de şehîd edildi.” (İbn-i Sa’d, IV, 137-138; Vâkıdî, I, 15-16)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!