Kalb çok zikirle yumuşar. Hiç bir şey buna mâni olmamalıdır. İnsanın mükerrem oluşu zikr-i dâimî ile tecellî eder, beden bununla nurlanır, temizlenir.
İslâm’da, zikrettiğimiz farzların hâricinde başka ibadetler de vardır. Nâfile ibadetler, zikir, tesbîh, duâ, Kur’ân tilâveti gibi… Bu tür ibadetler için muayyen bir sınır tayin edilmemiş, herkesin gücü nisbetinde yapması tavsiye edilmiştir. Herkes bu ibadetleri ihlâs ve samîmiyetle yaptığı nisbette seviye kazanacaktır.
Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesinin zamanı ve alametleri, Kadir Gecesinin neden gizlendiği ve Kadir Gecesini nasıl ihya etmeliyiz? İşte cevabı...
Ali Tenik ve Vahit Göktaş'ın titiz çalışmasıyla yayımlanan "Zikir" kitabı, her yönüyle zikri inceliyor. Zikir hakkında merak ettikleriniz bu kitapta.
İnsanın maddî yapısının yanında rûhî tarafı da vardır. Maalesef bugün insanların çoğu, sadece maddî ihtiyaçlarını temin için gayret sarf etmektedir. Hâlbuki insanın bedeni fânî, rûhu ise bâkîdir.
Mü’min; Allâh’ın herhangi bir mahlûkunu gördüğü zaman; “Ben onun yerinde olabilirdim, o da benim yerimde olabilirdi.” diyerek Cenâb-ı Hakk’ın kendisine olan lûtuf, ihsan ve ikramlarının tefekkürüyle, şükrünü artırmalıdır. Övünmek yerine hamd etmelidir. Nîmet ve nâiliyetleri nefsine izâfe etme gafletinden kurtulup o nîmetlerin asıl sahibi olan Allâhʼa şükretmelidir.
Cenâb-ı Hak; “Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin.” (el-Ahzâb, 41) buyurarak her vesîleyle kendisini anmamızı arzu ediyor. “Onlar (akl-ı selîm sahibi müʼminler), ayaktayken, otururken, yanları üzerine yatarken Allâhʼı zikrederler…” (Âl-i İmrân, 191) buyurmak sûretiyle de, her dâim kalben kendisiyle buluşmamızı istiyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı “Dua ve zikir sesli mi yoksa sessiz mi yapılmalı?” sorusuna ayet ve hadisler ışığında cevap verdi.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetinde kulluğun ve imân nîmetinin ehemmiyetinden bahsediyor.
Gönül genişliği ve iç huzuru bugün geçmişe oranla kaybettiğimiz hasletlerin en başında geliyor. Zira Rabbimiz kalplerin ancak kendisini zikretmekle huzur bulacağını ve itminana ereceğini ferman buyuruyor. Bundan uzaklaştığımız oranda da iç sıkıntıları, stres ve negatif duygular tarafından çepe çevre kuşatılıyoruz.