zikir çekmek

Esmâ-ül Hüsnâ’nın Tecelli Ettiği Mekânlar

Dünya hayâtında yaşadığımız ibâdet, muâmelât ve ahlâk ile alıp verdiğimiz bütün nefesler, son nefesimizin bir nevî pusulası hükmündedir. Aynı zamanda âhiretteki hâlimizin daha bu dünyadaki tercümânı gibidir.

İç Dünyamızı Nasıl Temizleriz?

Nasıl ki sahildeki taşlara vuran dalgalar, onlara yeni, dümdüz ve pürüzsüz bir şekil veriyorsa, iç dünyamızın hatâ ve kusurlarını da mâneviyat deryasının dalgalarıyla temizleyip düzeltmeliyiz.

Ramazan ve Sonrası İçin Uyarılar

Mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşadığımız şu günler manevi dertlerimizi tefekkür etmek ve onların çarelerini bulmak için iyi bir fırsattır. Çünkü İmam Rabbani’ye göre yıl boyunca insana verilen manevi nimetlerin tümü Ramazan ayında elde edilen bereketin bir yansımasıdır. Bu sebeple Ramazan ayında elde edilen kazanımlar yıl boyunca korunmalıdır. ZEKAT VERMENİN FAZİLETİ

"Ya Latîf" Zikri ve El-latîf İsm-i Celîlinin Mânâsı

 "Ya Latîf" ne demektir. Ya Latîf isminin anlamı

Bazı Sufilerin Yanlış İnançları

Allah Teâlâ, sana doğru yolu göstersin! İyi bil ki, Allah yolunda bulunmak isteyen sâlike önce lâzım olan şey, itikadını düzeltmektir. Doğru itikat, Ehl-i Sünnet âlimlerinin, Kur’ân-ı Kerîm’den ve hadîs-i şeriflerden ve ashab-ı kirâmdan öğrendikleri, anladıkları itikattır. Kur’ân-ı Kerîm’in ve hadîs-i şerîflerin manasını doğru anlayan, doğru yolun âlimleridir. Bunlar da, Ehl-i Sünnet vel-cemâat âlimleridir.

Hz. Peygamber'in İsminin Murakabesi

Abdullah Dehlevî Hazretleri, gönlü Peygamber aşkıyla dolu bir Allah dostu idi. Yanında ne zaman Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in ism-i şerîfleri anılsa, hürmet ve muhabbet duygularıyla coşar, kendinden geçecek gibi olurdu.

Gönülleri İrşad Eden Tavsiyeler

Abdullah Dehlevî Hazretleri’nin, gönülleri irşâd eden güzel tavsiyelerinden bir kısmı...

Taşların Zikri

Peygamber Efendimiz’in elinde zikir yapan taşlar...

İki Hazine: Namaz ve Zikir

Bütün Allah dostları gibi Muhammed Mâsûm Hazretleri de namaza ayrı bir ehemmiyet verirdi. Namazın ilk tekbirini imamla birlikte almayı, binlerce keşif ve kerâmete tercih ederdi. Namazı huşû ve huzurla edâ etmeyi, mânevî tecellîlerden daha kıymetli görürdü.[1] Bu sebeple birçok mektubunda namazın fazîletlerinden bahsetmiş ve onu hakkıyla edâ etmeyi tavsiye etmiştir. Bunlardan birinde şöyle buyurur:

Bilgiye Ne Kadar Muhtacız?

Yaşadığımız hayat çok çeşitli dengelerin bir araya gelmesiyle devam edip dururken tek başına huzur ve mutluluğu aramanın bir önemi olabilir mi?