Fırsat elden kaçmadan, bütün fânî nîmetleri ebedî saâdet sermayesi kılabilmeye gayret etmeliyiz. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bu hususta biz ümmetini şöyle îkaz buyurmuştur: Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil.
Konya'da damı akan iki odalı evde 4 çocuğuyla yaşayan Ramazan Yarım, Hadim Kaymakamlığının aylık para, gıda ve ev yardımı teklifini, "Bizden daha muhtaç insanlar var" diyerek kabul etmiyor.
İstanbul Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı İstanbul Şubesi ortak yayını olan Din ve Hayat Dergisi “Zekât” konulu 29. sayısı yayımlandı.
Yüzakı Dergisinin 139. sayısı çıktı.
Nebîler, sıddîklar ve şehidlerle beraberlik vasfını kazanan gönlü hassas bir tüccar, etrafı için huzur ve berekete vesîle olurken, kendisi için de dünyevî ve uhrevî iki saâdete de mazhariyet elde eder. Ancak dünyâ ihtirâsına mağlup olanlar, bu âlemde saltanat sürer gibi görünseler de, sonsuz âlemin ebedî birer sefîli ve yoksulu olmaktan kendilerini kurtaramazlar.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Astrofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve İÜ Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tolga Güver, bazı büyük kütleli yıldızların süpernova olarak patlamasından sonra az miktarda altın üretilmesine rağmen evrendeki altının ana kaynağının nötron yıldızları olduğunu belirtti.
İnsan, yaratılanların en şereflisi ve cihânın en güzîde ziynetidir. Cenâb-ı Hak, insanoğluna diğer mahlûkâtına vermediği sayısız nîmet ve kâbiliyetler lutfetmiştir. Bu müstesnâ ihsan ve ikramlarına mukâbil, onu mes’ûliyet sâhibi bir varlık kılmıştır.
İstanbul Bilim Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elmacıoğlu, "Ekonomik gücün yükselmesi, geniş yelpazeye sahip gıda sektörüne yönelik tüketimi artırıyor, dolayısıyla obez olma oranı da artıyor." dedi.
Bir mü’min “Allah bana hangi imkânları lûtfetti ve ben bu imkânlarla Allah yolunda nasıl hizmet edebilirim?” düşüncesi içerisinde olmalıdır. Sayısız nîmet ve imkâna rağmen, sadece kendini düşünerek hizmete koşmayan ve hayâtını boş geçirenler, meyvesiz bir ağaç gibidirler.
Zuhruf, altın ve mücevher demektir. Muhtevasında bunlardan söz edilmesi ve Allah’ın insana sahip olduğu maddî değerlere göre değil, inanç ve davranışlarına göre kıymet verdiğinin anlatılması sebebiyle sûreye bu ad verilmiştir. İşte Zuhruf Sûresi'nden altın öğütler...