yüzakı dergisi

Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz

Dünya hayatı, insanoğlu için bir imtihan dershânesidir. Her insanı; meçhullerle dolu bir son nefes geçidi, ardından uzun bir kabir âlemi, akabinde de muazzam bir kıyâmet sabahı beklemekte… Çok uzak gibi görünse de hepsi yarın kadar yakın…

Bereket Mevsimi

Yüzakı Dergisi, 158. sayısında bereket mevsimi Üç Aylar'ı işliyor.

Kur'an'da Deizm

Kur’ân-ı Kerim’de geniş yer tutan hususlardan biridir deizm. Deizm çok farklı türleri içinde barındıran bir düşünce tarzıdır. Hepsinin ortak noktası, tanrının varlığını kabul etmekle birlikte onun kâinatla hiç ilgilenmediği veya az ilgilendiği görüşüdür.

Hazret-i Yusuf, Züleyha'ya Nasıl Karşı Koydu?

Hazret-i Yûsuf; şöhret, servet ve cemal sahibi bir kadının, kapalı kapılar ardındaki çirkin nefsânî teklifine nasıl karşı koyabildi?

Yüzakı'ndan Abonelerine Hediye!

Yüzakı Dergisi, muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin son eseri "O'nun Muhteşem Ahlâkı"nı hediye ediyor. 

Gerçek Huzur

Yüzakı Dergisi, 154. sayısı "Gerçek Huzur; İslâm’ı Yaşamak ve Yaşatmak!" kapağıyla çıktı.

"kendini Bilmek" İstiyorsan Bu Soruları Cevapla!

İnsanlar bilgiye ihtiyaç duyma hususunda diğer mahlûkattan bariz bir şekilde farklıdır. Diğer varlıkların ilme ihtiyacı yoktur. Kedilerin yahut kuşların bizim anladığımız mânâda ilme, talime, öğrenmeye ihtiyacı olmaz. Çünkü onlar hayatlarını, Cenâb-ı Hakk’ın doğuştan kendilerine lutfettiği sevk-i tabiîler (içgüdüler) ile sürdürmektedir.

Öfke İle İlgili İbretlik Bir Hadise

Şeyh Sâdî buyurur: “Senin boyunduruğun altında, emrine tâbî ve hizmetine âmâde köleye lüzumsuz yere ve haddinden fazla öfkelenme. Sen de haddini bil ve aşırı gitme! Zira mahşer günü köle âzâd olur, serbest bırakılır ve onun efendisi olan sen zincire vurulursan, bu senin için en büyük rezilliktir…”

Peygamberimizin, Muaz Bin Cebel'e Dua Tavsiyesi

Îman, Kur’ân ve Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bizim en büyük mânevî servetimiz.

İmâm-ı Âzam'dan Nasihatler

İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri, sükûtunun uzunluğu ve derinliğiyle meşhurdu. Bu bakımdan yaptığı tavsiyeler, onun bu hâlinin yani uzun sükût ve derin tefekkürün bir yansımasıydı.