Yetimlerin, sahipsiz dulların, gözü yaşlı, bağrı yanık ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşup, her hususta yardımcı olarak gönüllerine sürûr vermek, Allah Teâlâ’ya yakınlıktır. Bu durumda yetimlere karşı görevlerimiz nelerdir?
Susuzluktan çatlamış bir toprağın bereketli yağmurlara hasret duyması gibi toplumumuzda hizmet ve alâkaya en fazla muhtaç kesimlerin başında; bir kanadı kırık olan yetimler ve yoksullar gelmektedir. Onlar bize Allâh’ın emânetleridir. “…Sen onları simâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) ayetine kulak veren Mü'minler ihtiyaç sahibi olmasına karşılık bir şey isteyemeyen kalplerin olduğunu da bize haber veriyor.