Evliyâ Çelebi, Sokullu Mehmed Paşa’nın vakfiyesine nasıl atıfta bulunuyor? Misafir nasıl ağırlanır ve uğurlanır? Müslümanın ikram şuuru ve misafirperverliğine kıymetli bir örnek...
Osmanlı medeniyetinde nasıl bir vakıf kültürü vardır? İnsanların en hayırlısı kimdir?
Hizmet, gelip geçici bir sevdâ değildir. Son nefese kadar aşk ve vecd ile îfâ edilmesi gereken yüce bir vazifedir. Bu itibarla hizmet ehlinin azığı sabır, dayanağı Mevlâ olmalıdır.
Hayatın lezzeti şu üç şeydedir.
Allah'tan uzak olan insanların üç vasfı şöyle anlatılır...
Vakıf, Yaratan’dan ötürü yaratılmışlara merhamet, şefkat ve sevginin bir tezâhürü olan infâkın devamlılık arz ederek müesseseleşmesidir. Bu da bir malın Allâh’a adanmasını, yâni temlik ve temellükten[1] men olunarak, ebediyyen mânevî bir gâye için kullanılmasını ifâde eder. Gâye ise, bütün mahlûkâtın muhtaç olanlarına cömertçe ikramda bulunmak, şefkat ve merhametle yaklaşarak, Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanabilmektir.
Her işte olduğu gibi hizmette de itidale riâyet etmek, son derece mühimdir. Hizmet ehlinin, hizmet adına çoluk-çocuğunu, anne-babasını ve rızkını kazandığı işini bir kenara bırakıp ihmâl etmesi nasıl doğru değilse, bunları bahâne ederek hizmetten geri durması da aynı şekilde mahzurludur.
İnsanın en zor terk edebildiği kötü huy, enâniyet, yani benliktir. İnsan dâimâ benliği sebebiyle nefsinin esiri olur ve hep kendisini haklı görür. Benlik sahibi kimse, başkasının kusurlarını ortaya dökerek kendine imtiyaz tanıma derdindedir. Onun için gıybet etmekten zevk alır. İblis misâli, kibir ve ucub sergiler. Kendisini hata ve kusurlardan uzak görür. İlâhî îkazlara karşı âdeta bir muâfiyet duygusu içinde yaşar. Bu ihtarların onu da içine aldığını aklının ucundan bile geçirmez. Onun içindir ki tasavvufun en ağır ve ciddî meselesi, insanın içindeki enâniyeti/egoizmi bertaraf edebilmektir.
Kur’ân-ı Kerîm’e olan hürmet, iştiyak ve muhabbet, gönülleri ihyâ ederken, ona karşı gösterilen ihmâl ve hürmetsizlik de, insanın mânevî hayatını karartan mâsiyetlerin başında gelmektedir.
Kâmil bir îmânın ilk meyvesi merhamet, onun en bâriz tezâhürü de Allah rızâsı için mahlûkâta “hizmet”tir.