Haliç Kongre Merkezi'nde açılan Kadastro Sergisi, çok sayıda padişah vakfiyesi ve tapuları göz önüne seriyor. Sergide en dikkat çeken belge ise 65 metrelik Ayasofya Vakfiyesi.
Binlerce yıldır insaların istifade ettiği vakıfların temeli İbrâhîm -aleyhisselâm- zamanına kadar uzanır. İlk vakıf kurulmasına vesile olan hadise şu şekilde nakledilir.
İslam ve Osmanlı medeniyetinde sayı ve çeşitleri on binleri bulan vakıfların ilki hangisiydi ve kimler tarafından kurulmuştu?
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Ocak ayında yayınlanan "Hayırla Yâd Edilmek" başlıklı makalesini istifadelerinize sunuyoruz. Hayırla yâd edilmenin ipuçlarını bulacağınız yazıda, Hocaefendi, dâima amel-i sâlihlerde bulunmanın öneminden bahsediyor.
Gerçek bir mü’min, diğergâm insandır. Kendi kurtuluş beraatini alabilmenin, başkalarının da kurtuluşu için hizmet ve gayret etmekten geçtiğini bilen insandır. Zira sırf kendi menfaatini düşünen, kaba, hodgâm, bencil ve cimri bir insan tipini Rabbimiz reddediyor.
Her fikir manzûmesinin ana gâye ve iddiâsı, insanı yükseltmek ve insânî münasebetlere bir seviye kazandırmaktır. Fakat hiçbir beşerî sistem, bu gâyeyi gerçekleştirmede İslâm ile kıyas edilebilecek bir noktaya ulaşamamıştır. Bunun sebebi, beşerî sistemlerin, imkânları sınırlı olan akla dayanmasıdır.
Suriye’de 2011’de başlayan iç savaşta bugüne kadar 200 bine yakın insan hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan Suriyeli sayısı ise 2 milyonu geçti. Türkiye’nin misafir ettiği Suriyeliler başta güneydoğu illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde hayatlarına devam ediyor.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin, Altınoluk Dergisi'nin Kasım sayısında yayımlanan "Hayırlı Ümmet" başlıklı makalesini istifadelerinize sunuyoruz.
Kardeşlik duygularının zayıfladığı, ictimâî huzûr ve sükûnun kaybolduğu, kin ve husûmetin çoğaldığı cemiyetimizde bugün ciddî bir infâk seferberliğine ihtiyaç vardır.
İnsanoğlu, mahlûkât içinde en mükerrem olarak yaratılmıştır. Güçlü-güçsüz, sıhhatli-sıhhatsiz, bilgili-bilgisiz, zengin-fakir gibi fertler arasındaki farklılaşma ve kademeleşme ise, toplum nizâmnın te’sîsi ve ictimâî hayâtın âhengini te’mîn içindir. Bu kademeleşmede ehemmiyetli bir yer teşkil eden zenginlik ve fakirlik, birbirine zıt iki iktisâdî durumdur.