Mûsâ Efendi, görenlere daha ilk nazarda “Ne güzel bir kul” dedirtecek nûrâniyete, güzelliğe ve mükerremiyete mazhardı. Bu kıvam ne ile ve nasıl gerçekleşmiştir, sorusuna “iman, İslâm ve ihsanla” diye cevap vermek, bir hakikatin tespiti olacaktır.
Büyük Doğu Mimarı Üstad Necip Fazıl Kısakürek, 1930'da yazdığı "Tabut" şiiri ile dünya hayatındaki "son yolculuğu" anlatıyor bizlere.
"Yemeksiz yaşarım ben ama Kur’ansız yaşayamam. Kur’an okumayı çok seviyorum. Hala daha hafız olmaya çalışıyorum. Çocuklardan kimi ele geçirirsem onlara günlük 3- 5 sayfa okuyup dinletmeye çalışıyorum. Benim hayatım Kur’an." diyor Kemaleddin Hocaefendi. Altınoluk Dergisi'nde Kemaleddin Altıntaş Hocaefendi ile yapılan röportajın üçüncü kısmını yayınlıyoruz.
Merhûm Üstad Mûsâ Topbaş Efendi’nin 1999 yılındaki vefatının üzerinden 17 tam yıl geçmiş ve 18. yıla girmişiz. Yıllar çok çabuk geçmiş, geçmeye de devam ediyor. “Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.” demişler. Gerçekten bazı insanların gönül dünyamızda ve çevremizde ne kadar büyük yer kapladığı, yokluklarında daha çok anlaşılıyor. Ve onlar, bu güzel tesirleriyle “yaşayan (!) insanlardan” daha çok “yaşıyorlar”.
Kalb’e “yanar-döner, dönek ve çok değişken” anlamında kalb denmesinin sebebi; bu çekişmede iktidarın sürekli el değiştirmesinden kaynaklanmış olsa gerektir. İçindeki hayvânî duyguları yenip melekî hasletlerini hâkim kılan insan Cebrâil’den daha yüce, melekî duygularını yenip hayvânî hislerini egemen kılan insan ise canavardan daha âdî ve tehlikeli bir varlık olur.
Altınoluk Dergisi yazarı Ahmet Taşgetiren, kalbi bir hayat için altın öğütleri sıralıyor.
M. Ertuğrul Düzdağ'ın hazırlamış olduğu, Ali Ulvi Kurucu'nun her ânı dolu dolu geçen seksen yıllık hayatının anlatıldığı ‘Hatıralar’ kitapları son derece önem taşıyor. Hatıralar, son yüzyılın yazıl(a)mayan tarihine ışık tutacak değerli bir kaynak eser.