Tefekküri mevti, kalbi yumuşatmak, kalbdeki sevgiyi geçici dünya nimetlerine değil bâki olan Allah'a ve O'nun razı olduğu şeylere çevirerek nefsin ibret almasını temin etmek, tûl-i emeli kırmak, gafleti dağıtmak, tevehhüm-i ebediyete engel olmak, ihlâsı kazanmak ve tevbenin sürekliliğini sağlamaktır.
Kur'ân okurken meleklerin dinlemeye geldiği sahabi...
İnsanlarla olan iletişimimizde kullandığımız sözler, kurduğumuz cümleler muhatabımızın gönül dünyasında güzel hisler uyandırmalı ve bu sebeple, dost ise dostluğu kuvvetlenmeli, düşman ise düşmanlığını gidermelidir. Bunun en güzel örneklerini sahabenin hayatında görüyoruz.
Abdullah Sert Bey, Kur'ân okurken meleklerin dinlediği sahabeyi anlatıyor.
İkinci Akabe bî'atında Efendimizin 75 kişi içerisinden seçtiği on iki temsilciden birisi Üseyd bin Hudayr -radıyallâhu anh-'dır. Resûlullah efendimizin bütün savaşlarında yer alan Hz. Üseyd, bir gece Kur’ân okurken başından geçen hadiseyi şöyle anlatıyor: