Diyanet İşleri Başkanlığı bugün tüm camilerde okunan cuma hutbesinde gençlerin nasıl yetiştirilmesi gerektiğiyle ilgili önemli noktalara değinildi. "Aziz milletimizin ve ümmet-i Muhammed’in bekası için gençlerimizi anlamalı, onlara değer vermeliyiz. Düşüncesini, hayat tarzını, giyim kuşamını yargılayarak dışlamak yerine, hepsine kucak açmalıyız. Kendilerini keşfetmelerini sağlayacak bir rol model de biz olmalıyız. Şuurlu nesiller için gençlerimizi sahih din bilgisiyle ve kültürümüzle donatmalıyız."
Yeni hicri yılda ve yeni eğitim-öğretim dönemi başlangıcında ümmetin ve din tahsili yapan kızlı-erkekli gençlerin, “görev ve hedef” açısından kendilerini ciddi bir sorgulamaya tabi tutmaları, anılan hedeflere yönelik olarak kendi kalite ve birikimlerini arzu edilen ölçüler çerçevesinde artırmanın yollarını arayıp bulmaları, daha fazla ertelenemez acil bir sorumluluk olarak gündemdedir.
Namaz en çok sana lazım evlat! Dua en çok sana lazım. Sanma ki yaşlanınca durulur Allah’ın huzuruna. Sanma ki, eller titremeye başladığında duaya kalkar. Sanma ki, hastaların, ayağı sürçenlerin, yere düşenlerin, ezilenlerin işidir Yaratan’a yönelmek. Sen hele bir bak, namazla buluştuğunda nasıl bir insansın. Yüreğini Rabbine yönelttiğinde içinde nasıl bir yükseliş hissedersin, nasıl bir güçle donanırsın. Nasıl başka insan olursun.
Şimdiki nesillerin ve şimdiki nesilleri yetiştirmekle mükellef bulunanların bunu bilmeleri gerekiyor. Gençleri, diploma olacak kâğıt ağırlığı ile değil de bu ümmetin genci olmanın ağırlığı ile yetiştirmelidirler. Gençler de bunu istemelidirler. ‘Bu ümmetin genci olmak’ diye ayarlanmış tartılarla tartılmalıdır gençler.