ulema

Ulemâ Kime Denir?

Ulemâ kime denir? Kısaca anlamı nedir?

Aziz Mahmud Hüdâyi Hazretleri'nin Kabul Olunan Duası

Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin yaptığı ve herkes tarafından bilenen duâ... Bütün ulemâ ve evliyâ, bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup olanların denizde boğulmadıklarını ve pek çok kimsenin de vefât günlerine yakın öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler. İşte Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin kabul olunan duâsı...

Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi Kimdir?

Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden, âlim ve mutasavvıf Ahmed Ziayeddin Gümüşhanevi Hazretlerinin hayatı...

Malını Müslümanlara Vakfeden Allah Dostu

Ubeydullah Ahrâr Hazretleri, bütün gelirlerini, medreselerdeki ulemâya, talebelere; tekke, zâviye ve câmilerdeki sûfîlere; yolculara, ihtiyaç sahibi müslümanların istifâdesi için tesis edilen vakıflara akıtırdı.

İlme ve Âlime Hürmet Kişinin Mertebesini Yüceltir

Cenâb-ı Allah, ilmi ve âlimi aziz kılmıştır. Allah’ın aziz kıldığını izzetli tutanı da Yüce Mevlâ aziz kılar. İşte bu sebepledir ki ne zaman devlet erkânı, ilmi ve âlimi üstün tutmuşlar ise devletleri de yücelmiş ve iktidarları dâim olmuştur.

En Yüksek Rütbe İlim Rütbesi

İlim, Âdem aleyhisselâmın meleklere üstünlüğünün kendisiyle ispat edildiği yüce bir nimettir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ilmi, en yüce rütbe olarak vasıflandırmıştır. İlimde önde olan öncü ve güçlü olur. Bu kaide, hem fertler arasında ve hem de toplumlar arasında ayniyle carî bir sünnetullahtır.

Yüzyıllardır Tesiri Süren Dua

Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin Sultan 1. Ahmed Hân’ın talebi üzerine yaptığı şu duâsı ne kadar mânâlı ve güzeldir...

Evliyalar, Alimler, Arifler Şehri

Ta­rihte; ilmi, tâkvâsı, merhameti, vakarı ve hilmi ile meş­hur olan Bâ­ye­zîd-i Velî, ulemâ ve evliyâya çok hürmet gösterirdi. Onun bu is­ti­kâ­mette kullandığı husûsî bir bütçesi vardı. Bununla ilim ve irfân erbâbını eser vermeye teşvik ederdi. Sul­tân’ın bu himâyesi, İstanbul’u bir ulemâ şehri hâline getirdi.

Ya Bizans Bizi Alır veya Biz Bizans'ı Alırız

Fâtih Sultan Mehmed Han, ashâb-ı kirâm zamanından beri devam edegelen ve İstanbul’un fethini hedef alan ulvî bir heyecan şerâresi hâlindeki hamlelerin sonuncusunun başkumandanlığını yapıyordu.

Osmanlı'nın Cihan Hakimiyetinin Arkasındaki Güç!

Osmanlı mülkü, kadri yüce Allah dostlarıyla teminat altındaydı. Öyle ki geleceğin sultanları olarak yetiştirilen şehzâdeler de, her kesimden, liyâkatli kimseler tarafından yetiştirilir, bilhassa mânevî terbiyeleri velî bir üstâda tevdî edilirdi.