Kişilik terbiyemiz adına hedef ve faaliyet haline getirebileceğimiz bazı hususlar...
Bilgi, hâl ve dirâyette seviyeniz ne olursa olsun, istişâre, vazgeçilmemesi gereken bir emr-i ilâhîdir.İstişâre, ilâhî bir emirdir ve özellikle sorumluluk mevkiinde bulunan liderlerin riâyeti zaruridir. İstişâre, Rabbimizin farklı gönüllere lütfettiği hakikat pırıltılarının toplanarak yolu aydınlatacak güneşe dönüşmesidir. İstişâre, ekibin gönlünü işin içine katmaktır.
Halîfeliğinden önce de sonra da aslâ dünyaya meyletmedi. Tıpkı Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- gibi, bütün arzusu; âhiret yolculuğunu, ilâhî vuslat iştiyâkı içinde ve dünya sıkletlerinden âzâde bir gönül huzûruyla tamamlamaktı.
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan ile Hz. Peygamber ve ümmeti üzerine bir söyleşi...
Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, gönlünü, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in kalp âlemini yansıtan berrak bir ayna hâline getirmişti. Bu itibarla o, Peygamber Efendimiz’de fânî olmanın en müşahhas numûnesi oldu. Bu fânî oluş sâyesinde de, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e âit her şey, onun kalbinde çok derin bir mânâ kazandı.
Hizmet insanı, engin görüşlü ve firâsetli olmalı, gönlü ve aklı basîret nûruyla aydınlanmalıdır. Muhabbetinde ve buğzunda, iltifatında ve tenkidinde, medhinde ve zemminde ölçüyü kaçırmamalı, orta bir yol üzere bulunmalıdır.
Çanakkale harbindeki îman ordusunun erleri, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mânevî terbiyesinde yetişmiş bulunan ashâb-ı kirâmın ahlâkını kendilerine numûne almış ve onların mâneviyatına gönül vermiş kimselerdi. Bunlardan biri olan er Hüseyin'in ibretlik hikâyesi...
Liseyi İstanbul'da okumak isteyenlere Lider Eğitim Derneği tarafından "Lise Tercih Danışmanlığı" yapılıyor.