Suriye krizinde sözüm ona farklı bloklarda gözüken ABD ise Rusya’nın bu katliamlarına sadece seyirci kalıyor. Uluslararası analizlerde ABD ve Rusya’nın, perde gerisinde, Suriye’nin geleceği konusunda yüzde 80 oranında anlaştıkları söyleniyor. Peki bu anlaşma Suriye'de neler vaadediyor.
Ortadoğu’da yeni dengeler ve güç mücadelesi nasıl olur bilinmez ama yaşananlar terörle mücadele kılıfı altında âdeta bir tiyatro oyununu andırıyor. Kimin kiminle iş tuttuğu, kimin kiminle müttefik, kiminle kanlı bıçaklı olduğu neredeyse günü birlik değiştiği bu kaotik ortamda, Ortadoğu’nun sınırları yeniden şekillendiriliyor.
Esed ve Hizbullah militanlarının ablukası altında olan Madaya'da halk, açlıktan her gün bir bir eriyor.
Paris saldırısı sonrası Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen bölgesel ve küresel tüm çevreler, siyasi ve askeri atraksiyonlarla bölgedeki ağırlığını artırmaya çalışıyor.
IŞİD’in ortaya çıktığı günden bu yana kimlere hizmet ettiği meselesine biraz daha değinelim isterseniz. Irak ve Suriye’de Sünni İslam’ın gerçek temsilcisi olarak kendini takdim eden IŞİD en büyük hizmeti hiç kuşkusuz İran ve Esed rejimine sundu.
Suudi Arabistan liderliğinde, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 34 ülke 'Teröre karşı İslam İttifakı' adıyla yeni bir koalisyon kurdu. Suudi Savunma Bakanı Muhammed bin Selman, ittifakın sadece IŞİD'le değil tüm 'terörist' gruplarla savaşacağını söyledi.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen sığınmacı aile, bir aylık ikizleriyle Beypazarı'ndaki çadırda yaşam mücadelesi veriyor.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak aileleriyle Hatay'ın Reyhanlı ilçesine gelen ve buradaki okullarda eğitimine devam eden öğrencilere, Suriye'deki geleneksel ödül yöntemi uygulanıyor.
Terör örgütü DAEŞ, ideolojik yapısı ve terör yöntemleriyle İslamofobi için malzeme üreten bir fabrika gibi çalışıyor.
İç savaş nedeniyle Bayırbucak Türkmen bölgesindeki evlerini terk eden Suriyeliler, sığındıkları güvenli bölgede çadır kurarak, yeni yaşam alanı oluşturmaya çalışıyor.