Sünnete uymak neden önemlidir? Müslümanların kendi yaşayışlarında Kurʼân ve Sünnetʼe riâyet hassâsiyeti göstermenin önemi...
Peygamber Efendimiz (s.a.v) onlar için kardeşlerim diyerek, havz-ı kevserin başında bekleyeceğini ve onlara ikramda bulunacağını hadisi şerifinde müjdeliyor. Peki bu müjdeye nail olanlar kimlerdir ve müjdenin şartı nedir?
Peygamber (sav.) Efendimiz’in sünnetine uymanın önemi ve gerekliliğine dair misaller.
Sahabilerin hayat ölçüleri neye göre idi, pusulaları neydi?
Peygamberimizin sünnetine kayıtsız şartsız uyup emirlerini ifa etmemiz Allah Teâlâ tarafından buyurulmakta ve hatta Kur’an-ı Kerîm'in birçok ayetinde Rasûlullah'a itaat, Allah'a itaatle yanyana zikredilmekte, Allah'ı gerçekten sevmenin, Râsûlullah'a kayıtsız şartsız bağlanmakla mümkün olacağı belirtilmektedir.
Sünnet, Kur'an-ı Kerim'den sonra İslam’ın ikinci kaynağıdır. Çünkü Cenab-ı Hak Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i İslam Dininin tebliği ile görevlendirmiş ve O'nda insanlar için güzel bir örnek olduğunu bildirmiştir.[1]
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri bir mektubunda şöyle yazmıştır: "Fazîlet, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in şerefli sünnetine uymaya; meziyet de O’nun getirdiği şerîati yaşamaya bağlıdır. Meselâ, sünnete ittibâ niyetiyle öğle uykusuna yatmak, sünnete muhâlif (bir şekilde îfâ edilen) pek çok nâfile ibadetten daha fazîletlidir…"
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, küçük-büyük her hareketinde, mutlakâ Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in sünnetine uyar ve herkese de böyle yapmalarını tavsiye ederdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye geneli tüm camilerde okunacak Cuma hutbesi yayınlandı. Cuma hutbesinin konusu, "Sünnet: Nebevi Kılavuz" oldu.
Hakk’a vuslat yolunda mesâfe alabilmek; ancak Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerine itaat etmeye, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Sünnet-i Seniyye’sine riâyet etmeye ve Allah dostlarının örnek hâl, ahlâk ve davranışlarına büyük bir titizlikle tâbî olmaya bağlıdır. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri de bütün Hak dostları gibi, Sünnet-i Seniyye’yi büyük bir şevk ile îfâya gayret ederdi. Ondan zerre kadar tâviz vermezdi.