Sultan 2. Abdülhamît’i tahttan indirildiğini tebliğ için parlamentoca seçilmiş bulunan dört kişilik hey’ete ısrarla Selânik mebûsu yahûdî Emanuel Karassou kendisini de dâhil ettirmiş bu duruma sultan da içerlemiştir.
Nakşibendî yolunun büyükleri tarih boyunca topluma ve insanlara faydalı olmak için çalışmışlar, “halvet der encümen” yani halk içinde iken Hak Teâlâ ile beraber olabilme şuuruyla hareket etmişlerdir. Bu sayede tasavvufun pasif bir hayat tarzı olmadığını, hayatın her sahasında cemiyete faydalı olmanın tasavvufun özü ve temel prensibi olduğunu bizzat yaşayarak ve örnek olarak göstermişlerdir.
İttihat ve Terakkî idâresinin cehâlet ve hıyânetinin lâyıkıyla anlaşılıp takdîr edilebilmesi için, kiliseler meselesinin kısaca îzâhı zarûrîdir.
Memleketi yağmayla talan eden İttihat ve Terakkî erkânı, Sultan Abdülhamîd Hân’ın bertarafıyla rahatça kuruldukları mevkîlerde ülkeyi câhilâne bir sûrette idâre etmeye başlamışlardı. Yumuşak huylu bir pâdişah olan Sultan Reşad, kendilerinin elinde âciz bir kukladan farksızdı.
Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanı Zeynel Abidin Türkoğlu, Yeni Şafak’a 2. Abdülhamid’in mülklerinin bulunduğu defterin restore edildiğini açıkladı. Türkoğlu, “Ortadoğu’da 850 kaydı var. Devlet malları değil, şahsi malları. Torunları AİHM’e başvurup hak sahibi olabilir ” dedi. 26 ülkenin tapusu da Türkiye’de bulunuyor.
Yahûdîler, Filistin’e göç edip yerleşmek gibi ilk nazarda mâsumâne görünen arzularının Sultan Abdülhamîd tarafından mutlak bir sûrette redde mahkûm olduğunu gördükten sonra, artık o büyük şahsiyeti bertaraf etmedikçe emellerine ulaşamayacaklarını düşündüler.
II. Abdülhamît Han, Osmanlı'nın içerisindeki karışıklığa rağmen halkın huzuru ve ülkenin selâmetini sağlayabilmek için bugünkü modern devletlere bile örnek olabilecek derecede mükemmel bir «istihbârat teşkilatı» kurmuştu. Bu teşkilata rağmen devletin içindeki hainleri temizlemesi hiç kolay olmadı. Nelerle mi karşılaştı? İşte II. Abdülhamit Han'ın yaşadıkları...
Sultan Abdülhamîd Han tahta yeni geçtiği ve henüz devletin dizginlerini tam mânâsıyla eline alamadığı için Mithat Paşa ve avanesi, kolay bir zafer elde edebileceklerini umarak Sultan Abdülhamîd Hân’ı dinlemeyip Rusya’ya harp îlân ettiler. 93 Harbi böyle bir durumda neden çıktı?
Araştırmacı-yazar Fahri Sarrafoğlu, 2. Abdülhamid Hân döneminde Dârüşşafaka okulunun açılma gayesini anlatıyor...
Cihânın ilk silahlı denizaltısını yaptıran Osmanlı pâdişâhı kimdir? Araştırmacı-yazar Fahri Sarrafoğlu, anlatıyor...