Osman Nuri Topbaş Hocaefendi herkesin verilen nimetlerden hesaba çekileceğinden ve sabrın çeşitlerinden bahsediyor...
Oruç, sadece uzuvlarla tutulmamalı, gönlün de nasîb aldığı duygulu ve feyizli bir ibâdet olarak icrâ edilmelidir. Nitekim yalnız mîdeyi aç bırakarak tutulan oruç hakkında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “O kişiye yalnız açlık ve susuzluk kaldı.” buyurmuştur.
Aklı başında bir insana; “Ver gözlerini, al İstanbulʼu!” deseler, kim verir? “Ver sıhhatini, al Dünyaʼyı!” deseler, kim değişir? Akl-ı selîm sahibi hiç kimse bunu kabul etmez. Zira bunun, kendisi için ezâ ve cefâ dolu bir mahkûmiyetten farksız olacağını bilir.
Şükür iki türlüdür: 1) Bütün nîmetlerin Hakʼtan olduğunu bilip dil ile şükretmek. 2) O nîmetlerden mahrumlara ikram ederek fiilen şükretmek.
Abdullah ibn-i Ömer -radıyallâhu anhümâ- şöyle buyurur: “Namaz kılmaktan zayıflayıp yay gibi, oruç tutmaktan eriyip çivi gibi olsanız da, haram ve şüphelilerden kaçınmadığınız takdirde, Allah o ibadetleri kabul etmez.”
Yıldırım Bâyezîd ile Emîr Sultan Hazretleri’nin çok ibretlik karşılaşmaları.
Çalışmak, helâl yoldan mal-mülk sâhibi olmak elbette İslâm’ın güzel gördüğü ve teşvik ettiği bir durumdur. Şu kadar var ki, bunları putlaştırıp kalbe sokmadan Hak yolunda infâk etmek gerekmektedir. Aksi hâlde servet, dünyada hamallık, âhirette acıklı bir azap sebebi olur.
Priştine’nin güney batısındaki Kosova sahasında, müttefik haçlı kuvvetleri ile Osmanlı ordusu karşı karşıya geldi. Müttefikler, yaklaşık yüz elli bin kişilik bir orduya sahipti. Osmanlı ordusu ise, ancak altmış bin kişi idi. Sultan I. Murat'ın muharebenin nihayetinde şehit olacağı Kosova ovasında yaşananlar ve hünkarın son sözleri...
Mü’min; Allâh’ın herhangi bir mahlûkunu gördüğü zaman; “Ben onun yerinde olabilirdim, o da benim yerimde olabilirdi.” diyerek Cenâb-ı Hakk’ın kendisine olan lûtuf, ihsan ve ikramlarının tefekkürüyle, şükrünü artırmalıdır. Övünmek yerine hamd etmelidir. Nîmet ve nâiliyetleri nefsine izâfe etme gafletinden kurtulup o nîmetlerin asıl sahibi olan Allâhʼa şükretmelidir.
Yüzakı Dergisi, Haziran sayısında Ramazan-ı Şerifi kapak dosyası olarak işliyor. "Affın ve Merhametin Tuğyan Hâlinde Olduğu BİR RAMAZÂN-I ŞERİF" başlığını kapağa taşıyan dergide bu ay gençlerle ilgili yazılar da dikkat çekiyor.