şöhret

Alimlerimizi Bekleyen Büyük Tehlike!

Âlimleri bekleyen en büyük tehlike, halkın itibarı karşısında şımarmak ve şöhret sevdalısı hâline dönüşmektir. Hatta bilerek ya da bilmeyerek ilahlaşma ve Rableşme temayüllerinin nefislerine sirayet etme ihtimalidir.

Mevki ve Makamın Cekiciliğine Karşı Sabretmek

Bazı mevki ve makamlar insana câzip gelir. Bu tür meyillere karşı  koyup sabretmek gerekir. Bu hadis bunu tesbit etmektedir.

Hazret-i Yusuf’un (a.s.) Züleyha İle İmtihanı

Hz. Yusuf (a.s.) kıssasında anlatılan Hz. Yusuf (a.s.) ile Züleyha’nın hikâyesi kısaca...

Dünyaya Niye Geldik?

Mü’minlerin maksadı, insanların bu dünyaya, âhirete dönüş için geldikleri şuuruna ermektir. Ancak bu dünyada kesbedilmiş Allah aşkı ebediyete kadar O’nu sevebilir. Bütün dünya işleri ve bu dünyadaki varlığımız Rabbimize fizikî olarak nasıl iltica edeceğimizi öğrenmektir. Ancak Allah’a iltica etmek yaratılmışları Yaratıcılarına yaklaştırabilir.

Hayatını Hiç Muhasebe Ettin mi?

Muhâsebe, insanın yaratılış gâyesi doğrultusunda kendisini hesâba çekmesidir. Bir işe başlamadan, bir adımı atmadan, bir sözü söylemeden önce sonunu hesab ederek hareket etmek, sonradan duyacağımız pişmanlık ve yanlış anlaşılmalara önceden mânî olmaktır.

Bu Din Tahripçisi İki Kişiye Kanmayın!

Takvâdan uzak bir dînî tahsil; ilâhî hakîkatleri dahî nefsânî kaygılarla değerlendiren, “din âlimi” etiketli “din tahripçileri”nin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Sahip Olurken Yitirdiklerimiz

İsraf etmeme konusunda ekmeğe ve suya gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki pek çok şeye göstermeyiz. Çünkü modern zamanda tüketim kültürüyle birlikte israf edilenler listemize dâhil ettiğimiz teknolojik aletler, sağlık malzemeleri, zaman ve envai çeşit giysilerin israf edilmemesine dair zihnimizde bir şema yoktur.

En Büyük Nimet!

İnsanoğlu için kıymetli pek çok değer vardır. Mal, mülk, şöhret, makam, sağlık, güzellik, sevgi, dostluk vb.. Bütün bunlar Rabbimizin bize lutfettiği nimetlerden yalnızca birkaçı. En büyük nimeti de herhalde başlı başına bir hazine olan insan hayatı. Günler geceler birbirini kovalarken hiç farkında olmadan bir de bakıyorsunuz saçlar bembeyaz oluvermiş, bedeninizden çatlak sesler gelmeye başlamış. Artık dizlerde eski derman kalmamış, vücut kuvvetten düşmeye başlamış...

Ebû Süfyân Sahr İbni Harb (r.a.) Kimdir?

Ebû Süfyân, Fil olayından on sene kadar önce Mekke’de doğdu. Uhud ve Hendek savaşlarında Kureyşli müşriklerin reisi idi. Arap dâhilerinden sayılan Ebû Süfyân, Mekke Fethi’nden önceki gece müslüman oldu.

Benlik Duvarını Aşan Âlim

İlim, mal ve makam gibi ve hatta bazen ondan daha fazla sahibine kibir verebilir. Bu sebeple âlimlerin irşadında mürşidlerin daha çok uyguladıkları eğitim metodu, onları ilmin kibir illetinden arıtmak ve ümmete bir cevher olarak sunmaktır. Medeniyet tarihimizde bunun sayısız misalleri vardır. Hatta denilmiştir ki “Âlimin mürşide teslimiyeti zor ve fakat terbiyesi kolaydır. Ancak câhilin teslimiyeti kolay ve fakat onun da terbiyesi zordur.”