Cennet hanımlarının efendisi olan Hazret-i Fâtıma -radıyallahu anha- Vâlidemiz, muhterem babaları Rahmet Peygamberi’nin kabr-i şerîfinden bir avuç toprak alarak koklayıp gözlerine sürdükten sonra şu dörtlüğü söylemişlerdir...
Osmanlı sultanlarının her birinin şahsına özel olarak hazırlanan gömleklerin, kaftanların üzerindeki doku, desen, arapça yazıların, simgelerin gizemi günümüzde dahi çözülmüş değil. Sadece dokuyanın ne anlama geldiğini bildiği gömlek ve kaftanların birçoğu Topkapı Sarayı'nda sergilenmektedir. Detayları ve özellikleriyle Osmanlı padişahlarının gizemli gömlekleri...
Yaratılıştan bugüne Allah'a inanan kullar, ilahi sırlara vâkıf olabilmenin yollarını aradı. Peki hakikatte ilâhi sırlara nasıl vâkıf olabiliriz?
Hazret-i Mevlânâ, kâmil insanın gönül sadâsını; bir bakıma da kendi hâlini, ney’in feryâd dilinden anlatmak zarûretinde kalmıştır.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) "İnsanların Allah Teâlâ’ya en sevgili olanı, insanlara en faydalı olanıdır. Amellerin Allâh’a en sevgili olanı ise, bir müslümanın kalbine sürûr vermen, onu sevindirmen veya bir sıkıntısını defetmen veya borcunu ödeyivermen veya açlığını gidermendir." buyuruyor.
Allah dostları nasıl yaşarlar? Allah dostlarının örnek olacak yaşayışları...
Daha küçük yaşlardan itibaren titiz bir eğitimden geçen Fatih Sultan Mehmet, gönül eğitimini Akşemseddîn -kuddise sirruh- Hazretleri’nin mânevî terbiyesinde ikmâl etmiştir. Bu terbiyenin başlayışı şöyle olmuştur:
Temiz bir bardakta bulunan saf ve berrak bir suya bir damla necâset düştüğünde, nasıl ki o su, bütün sâfiyet ve kıymetini kaybederse; Allâhʼın kullarını küçük görerek dolaylı yoldan büyüklenmek de kulun Hak katındaki değerini yok eder.
“Devlet-i aliyye topraklarının mimarbaşısı Mimar Sinan, devrinde başlı başına bir ekol olmasına rağmen, Hak karşısındaki gerçek yerinin şuurunda olarak imzasını “el-fakîr Sinan Sermimarân-ı Hâssa” diye atardı.
Cenâb-ı Hak, âyet-i kerîmelerde yedi kat semâdan bahsetmektedir. İnsan fikren, bu yedi kat içerisinde bir miktar dolaşmaya başladığında, âdetâ akıl tutulması yaşamaktadır. Allâh’ın sonsuzluğunu idrake, az da olsa yaklaşmaktadır.