Suriye'de Rusya Müdahalesi ve Suriye’de Değişen Dengeler sonunda terör örgütü PYD’nin hem Rusya’nın hem de Batı’nın desteğini arkasına almasındaki en önemli etken nedir? İşte Suriye'de değişen dengeler ve PYD'nin güç kazanmasının arka planı...
Batı dünyası daha düne kadar şeytanlaştırdığı, “Şer Odağı” olarak nitelendirdiği İran’ı bugün neden gözdesi haline getirdi? Yine buna mukabil Tahran yönetimlerinin yıllardır diline pelesenk ettiği “Büyük Şeytan” söyleminden neden geri adım atarak ABD ile uzlaşma yoluna gitti? Altınoluk Dergisi yazarı Beytullah Demircioğlu analiz ediyor.
Şii alim ve toplum önderi Nimr Bakır en-Nimr’in 3 Şii hükümlüyle birlikte idamı İran’la Suudi Arabistan arasındaki zaten gergin olan ilişkileri iyice kötü hale getirdi.
“Sünnilik” ve “terörü” yan yana zikretme gayretleri hangi ülkelerin işine yarıyor? Batılıların besleyip büyüttüğü "terör örgütleri", İran'ın önüne açarak "şiiliği" beslenmesi, "sünniliği" terörle, radikallikle eş değer gösterme imajı çizilmesi hain bir planın göstergesi.
IŞİD’in ortaya çıktığı günden bu yana kimlere hizmet ettiği meselesine biraz daha değinelim isterseniz. Irak ve Suriye’de Sünni İslam’ın gerçek temsilcisi olarak kendini takdim eden IŞİD en büyük hizmeti hiç kuşkusuz İran ve Esed rejimine sundu.
Ankara’daki terör saldırısının iç kamuoyunu alt üst ettiği günlerin hemen öncesinde ise beş yıldır kan gölüne dönen Suriye’de önemli gelişmeler yaşanıyordu. Rusya’nın sözüm ona terörle mücadele adı altında gerçekleştirdiği askeri müdahalesi ile Suriye’deki iç savaşta dengeler bir anda değişiverdi.
Yavuz Sultan Selîm Han, tahta geçer geçmez, sür’atle icraata başladı. O sıralarda Azerbaycan, Irak ve İran’ı eline geçirmiş olan Şah İsmâil, Anadolu’yu tehdid eder bir duruma gelmişti. Şiîliği vesîle ittihâz ederek devamlı fitne çıkarıyor, müslümanların birlik ve beraberliğini sarsıyordu!..
Ramazan ayı içinde Erkam Radyo'da "İftar Sevinci" programında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca ile bir sohbet yapıldı. Prof. Dr. İrfan Gündüz Hocanın refakatinde gerçekleşen ve 1.5 saati bulan sohbetin, Ramazan'ın dışına da taşan çok geniş bir muhtevası oldu. İşte o muhtevadan, ümmetin ana meseleleri ve yaşadığımız sancılar üzerine derin tefekkürü yansıtan bir bölümünü okuyucularımızla paylaşmak istedik.
İran ile Batı arasında 12 yıldır süren nükleer müzakerelerin sonunda nihayet bir uzlaşıya varıldı. Uzlaşı uluslararası kimi siyasi analizlere yansıdığı şekliyle Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli diplomatik başarısı idi. Kimilerine göre ise nükleer anlaşma “Şiilerin zaferi” olarak nitelendirildi.
Suruç'ta yaşanan hadisenin bir diğer boyutu Türkiye’yi DAİŞ ile etiketleme, DAİŞ’i destekleyen “terörist devlet” gibi gösterme gayretleridir. Bu kara propaganda, Suruç provokasyonu üzerinden hem içerideki hem dışarıdaki malum çevreler tarafından yine dillere pelesenk edildi.