Çocukluk, gelişimin en canlı ve tabiî olduğu bir devredir. Çocuk pek çok açıdan her an yenilenmekte, değişmekte ve gelişmektedir. Sosyal-duygusal, psiko-motor, zihnî, öz bakım, günlük hayat vb. bunlardan bazılarıdır.
Her vasatta muhatabını yargılama hakkına sahip olduğunu düşünen mantığı iyi tahlil etmek ve bunun tutarsızlığını yetişmekte olan kuşaklara anlatmak lâzım. Evlatlar, –şefkat tevzîi ve gönül kayması gibi hassas konularda– büyüklere dil uzatıp kardeşleri cezalandırmayı düşünmeden önce, kendilerine şu soruyu sormalı; “İyi ama neden?”
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i sevip O’nun muhabbetine lâyık olabilmemiz için de, dilimizin salevât-ı şerîfe ile ıslak, kalbimizin sürekli O’na râbıta hâlinde olması zarûrîdir. Kalp, Rasûlullah’tan ne kadar in’ikâs alırsa, o derecede kemâle erer.
Hizmette muhabbet, mânevî terakkînin başlangıcıdır. Bu nokta aslında her şeyin başladığı yerdir. Kalp, ancak hakîkî muhabbeti tattıktan sonra mânen inkişâf etmeye ve güzelliklerini sergilemeye başlar.
Allâh’a muhabbet deryâsına götürecek olan yegâne rahmet ve muhabbet pınarı, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. Öyle ki O’na muhabbet, Allâh’a muhabbet; O’na itaat, Allâh’a itaat; O’na isyan, Allâh’a isyan sadedindedir.
“Namaz” ana temalı kapağıyla ve “Mışıl Mışıl Bir Namaz, Hayırlıdır Horul Horul Uykudan” sloganıyla Bizim Bahçe’den bütün okurlarına merhaba dedi! Çocukların dergisi Bizim Bahçe’nin 127. sayısı çıktı!
İslami ve insani olanı öldürmek değil, yaşatmaktır. Haksız yere bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek, bir insanın yaşamasını sağlamak ise bütün insanları yaşatmak gibidir. Harple, şiddet ve baskıyla bir müddet bedenlere hükmedilebilir fakat kafa ve gönüllere asla hükmedilemez. Asıl fetih toprak fethi değil gönül fethidir. Daimi bir barış ve huzur ortamı ancak bu şekilde sağlanır.
İslam dininde kullanılabilecek en mühim malzeme sevgidir. Manevi dolaşımının kanı da sevgidir. Sevgi, inanan bir kimsenin en büyük motivasyonu, aracı ve hedefi olmalıdır. Hakiki mümin ve sevgili bir kul olabilmek için nefisten arınmış temiz bir bakış, sevgi gözüyle, kalp gözüyle bakmalıyız.
Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’inde biz müminleri cennetine davet etmekte, orada bizler için hazırladığı pek çok nimetten bahsetmektedir. Altından ırmaklar akan bahçeler, sedefden köşkler ve güzel eş ve hizmetçiler orada bizi beklemektedir. Peki Rabbimizin bu davetine rağmen cennet nimetlerini küçümser gözüken kısacası Yunus Emre’nin (k.s) “Cennet cennet dedikleri, birkaç gılman birkaç huri” beytiyle özetlenebilecek bu tutumun sebebi nedir?
Sadettin Ökten ve Kemal Sayar "Gönül Sadâsı" programı ile Kalbin Sesi Erkam Radyo'da başladı.