Bir insanın Allah’a açılan en kutsal kapısı kalp kapısı, en kutsal pencere kalp penceresidir. İnsan için burası gönül evi, can evidir. Çünkü; gönüllerin ve zihinlerin derinliklerinde görülmeyen, bilinmeyen nice derin izler, derin manalar ve derin düşünceler vardır.
Sevmek fiili, yüzyıllardır tarif edilmeye çalışılan bir olgu. Altınoluk Dergisi'nden Melike Şahin İslam'a göre sevginin nasıl olması gerektiğini yazdı.
Altınoluk Dergisi 29. yılının son sayısında [Şubat 2015] “Derya Gönüllü Olma”yı ana dosya konusu olarak ele alıyor.
Gönül genişliği ve iç huzuru bugün geçmişe oranla kaybettiğimiz hasletlerin en başında geliyor. Zira Rabbimiz kalplerin ancak kendisini zikretmekle huzur bulacağını ve itminana ereceğini ferman buyuruyor. Bundan uzaklaştığımız oranda da iç sıkıntıları, stres ve negatif duygular tarafından çepe çevre kuşatılıyoruz.
Bursevî Hazretleri şöyle buyurur: “Denilmiştir ki: «Eğer insanlar birbirini sevseydi ve karşılıklı muhabbet duysaydı, adâlete ihtiyaçları kalmazdı. Çünkü adâlet, muhabbetin yerine kaim olur. Muhabbetin olmadığı yerde adâlete ihtiyaç duyulur.»Yaratanʼdan ötürü bütün yaratılanları gönlüne sığdırabilenlere ne mutlu! İnsanın esas hüneri, kalbini bu genişliğe ulaştırabilmesidir.