salihler

Gönül Kazanmanın En Kolay Yolu

Gönül almanın ve gönle girmenin en kolay ve emin yolu, hizmetten geçer. İnsanın hayat kalitesini geliştirmesi ve mânen seviye kazanması bakımından, gönül himmeti alması önemlidir. Özellikle sâlihlerin, Rabbânî âlimlerin, mahzunların, muhtaçların ve mazlumların dualarına vesile olacak hizmetler, gönül himmetine nâiliyyet bakımından bulunmaz feyz kaynaklarıdır.

Müslümanlarla Tartışmayan Allah Dostu

Yûsuf Hemedânî Hazretleri, mütebessim çehreli, yumuşak huylu, merhametli idi. Fukarâya, gariplere, yalnızlara karşı dâimâ mütevâzı ve cömert davranırdı. Herkese karşı son derece iltifatkâr olmasına rağmen, dünyacı ve kibirli kimselere karşı gâyet vakarlı idi.[1] Müslümanlarla tartışmazdı. Herkese hüsn-i zan besleyerek arkalarında namaz kılardı. Ehl-i kıbleyi tekfîr etmezdi. Düşmanlarına bile iyi davranırdı.

Bir İnsan İçin Bin Münafığın Kahrını Çekmek

Hayır yolu yokuştur, denilir. Görünen ve görünmeyen düşmanları olur. Yapılan işin güzel ve iyi olması, düşmanlığın olmayacağı anlamına gelmez. Peygamberlerin, Rabbânî âlimlerin ve sâlihlerin kendi hizmet dönemlerinde maruz kaldıkları sıkıntı ve eziyetler, bu nevi sıkıntıların tarih boyunca olduğunu göstermektedir.

Ahirette Güldüren Gözyaşları

Burada dökülen kulluk gözyaşları yarın ahirette yüzleri güldüreceğinden Yûnus Emre Hazretleri de mahşer günü için gözyaşı dökenlerin ilk safında yer alarak herkesi o safa davet eder.

Tarikatta Silsile-i Şerîfin Oluşumu

Hak dostu mürşid-i kâmiller, mânevî terbiye, kalp tasfiyesi ve nefs tezkiyesi hususundaki nebevî vazifeyi devam ettiren peygamber vârisleridir. Onların en büyük feyz menbaı, mübârek sîretiyle âdeta canlı bir Kur’ân olan Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir.

Salihleri Yâd Etmek Bereket Vesîlesi

Tasavvufî terbiyede bir usûl olarak silsile-i şerîfede bulunan zâtlar zaman zaman hatırlanıp isimleri anılır. Bu tatbîkat, sâlihlerin yâd edilmesiyle kalplere inmesi umulan rahmetten ve yâd edilen o zevâtın güzel hâllerinden bir hisse alabilmek içindir.

Allah'ın Veli Kulları Nazar Eder mi?

Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Allâh’ın velî kullarını sev, sevgini belli et ve kendini onlara sevdir ki, onlar da seni sevsinler. Allah Teâlâ her gün ve her gece evliyâsının kalbine yetmiş kez nazar eder. Ola ki bir velîsinin kalbinde senin ismine nazar eder de, seni sever ve günahlarını affeder.”[1]

Neden Bu Haldeyiz?

Müslüman kimlik ve kişilik bozulmasından kaynaklanan ve başarısızlığımızı tetikleyen belli başlı zaaflarımız...

Sohbetlerde Verilen Mânevî Reçete

Sohbetler ne kadar ibâdet vecdiyle îfâ edilirse o kadar mânevî tecellî husûle gelir. Zira sohbetler, bir bakıma muhâtaba reçete yazmaktır.

Kibirliye Karşı 'Kibir' Olur mu?

Fıtrî bir sermâye olan kibir temâyülünü kullanmanın câiz, hattâ gerekli olduğu durumlar vardır. Nitekim bunlardan biri olarak“Kibirliye karşı kibir, sadakadır.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, IV, s. 366/5299) buyrulmuştur.