Rasûlullah Efendimiz’i en iyi tanıyan Hak dostu, âlim ve âriflerin en mühim kerâmeti, büyük-küçük bütün hâl ve hareketlerinde Sünnet-i Seniyye’yi büyük bir hassâsiyetle yaşamaya çalışmalarıdır.
Aşağıdaki hadîs-i şerîften almamız gereken en büyük ders, her an Allâh’ın rızâsına vesîle olacak bir amel arayışında olabilmektir. Zîrâ âyet-i kerîmede: “Bir (hayır) işini bitirince hemen (başka bir iş veya ibâdete) koyul ve yalnız Rabbine yönel.” (el-İnşirâh, 7-8) buyrulmuştur.
Ramazan-ı şerif, hem bir şifâhâne, hem bir diriliş ve gelişme ve hem de yeni yeni açılımların ve terakkilerin mevsimidir. Arınma, affedilme ve nice nice faziletlerle bezenme ayıdır. Bu anlamda Ramazan-ı şerif ayı hem ıslah, hem ihyâ ve hem de inşâ ayı olarak değerlendirilebilmelidir.
Genç Dergisi'nin bu ayki kapağı "Salih Amel Zamanı" başlığını taşıyor. Modern hayatın karmaşası içinde unutuverdiğimiz, pratik salih amellerin derlendiği dergide birbirinden güzel deneme ve söyleşiler sizleri bekliyor.
Modern hayatın karmaşası içinde unutuverdiğimiz, hayatın içinde uygulaması kolay 100 salih amel...
Orta yolu tutmak, ölçülü olmak, ibadet ve taatte, hayırlı işlerde haddi aşmamaktır. Ancak, mükemmeli yakalamaya çalışmak mü’minin görevidir. Bu konudaki ölçü, sırat-ı müstakîmden sapmamak, ibadetleri ve birtakım hayırlara yönelik faziletli işleri gücünün yettiği nisbette yapmak, yasaklardan ise kesinlikle uzak durmaktır.
Bu dünyadan gidenler, ister köle, ister pâdişah gibi gitsinler, oradaki bütün sermâyeleri, ne götürdülerse odur. Orası; sapla samanın ayrıldığı, nice mahrumların hazinelere kavuşup nice gâfil zenginlerin de ebediyet fukarâsı ve mahşer dilencisi olduğu bir yerdir. Orada yalnızca Hakk’a sâdık kulların sadâkatlerinin, selîm kalplerinin ve sâlih amellerinin faydası vardır.
Herkesin kendi derdine düşeceği mahşer gününde ilâhî rahmete ve Efendimizʼin şefâatine nâil olabilmek için; bugün tevbe, istiğfar, ibadet ve sâlih amellere sarılma mevsimindeyiz. Önümüzdeki; kabir, kıyâmet, mahşer, hesap, Sırat gibi zor ve çetin geçitlere, bugünden hazırlanmak mecbûriyetindeyiz.
Sohbet kardeşliğinde bulunan mü’minler, hem birbirlerine karşı nâzik ve güzel davranmalı hem de kendilerine karşı yapılan hatâ ve kusurları affetmelidirler.
Kudretli zamanında, elinden geldiği vakit bir hayır işlemeyen, bir iyilik yapmayan, kudretsiz ve âciz kaldığı vakit sıkıntıya düşüp zahmet çeker. Bizlere verilen bu fani dünya hayatını en iyi şekilde değerlendirerek huzurlu bir ahiret hayatını kazanmaya gayret etmeliyiz.