Bir öncü ve önderle maddi ve manevî beraberlik gerçekleşmeden, şahsiyet dilinin istenilen seviyede gelişmesi, imkânsız değilse de zordur.
“Şahsiyet dili”ni de zayıf düşüren ve hatta bazen sıfırlayan virüsler vardır. Korunma önlemleri alınmaz ve virüslerin sızmasına fırsat verilirse, şahsiyet binası tümüyle bir enkaz yığınına dönüşebilir.
Bir öncü ve önderle maddi ve manevî beraberlik gerçekleşmeden, şahsiyet dilinin istenilen seviyede gelişmesi, imkânsız değilse de zordur.
İçimizdeki her arzu, irade değildir.
Edep ve nezâket, kişinin hem aklî seviyesini, hem eğitim düzeyini, hem de gönül dünyasını gösteren âdetâ bir mihenk taşı gibidir. Hatta çoğu zaman insanlık derecesini ele veren bir ölçüdür.
Kişilik kalitesi ile söz ve davranış arasında sıkı bir ilişki vardır. Kişiliğin kalitesi, söz ve davranışa yüksek bir değer yüklediği gibi, kaliteli söz ve davranışlar da “şahsiyet dili”ni pozitif yönde geliştiren temel dinamiklerdendir.
Menâkıpnâmelerde nice irfan ehlinin, nefislerindeki varlık vehmini sıfırlamak için halkın nazarında kendilerini küçük düşürecek bir takım uygulamalara tâbi tutuldukları hikaye edilir.
Şahsiyeti yücelten dinamiklerin zeminini tevâzu oluşturur.
Şahsiyet dilimizin en zor kazanılan temel dinamiklerinden beşincisi, “güven duyulan bir kişilik kalitesi”ne erişmektir. Kaliteli bir dostluk, babalık, annelik, patronluk, yöneticilik ve liderlik, ancak güven temelleri üzerine bina edilebilir.
Şahsiyet dilimizi cömertlik iksiriyle sulamadan özde, sözde ve işte bereket beklentisi, ham bir hayalden ibarettir.