Oruca ne zaman ve nasıl niyet edilir?
Kadir ve kıymetinin pek yüksek olduğu âyette ve hadiste dikkat çekilen Kadir gecesinin hangi geceye rastladığı pek tabii merak konusudur. Riyazus Salihin'den alıntıladığımız aşağıdaki bu beş hadiste Kadir gecesinin ne zaman olduğuyla ilgili merakımızı gidermeye yönelik işaretler taşıyor.
Ailenin reisi olan kocanın hakkı, bir hanım için nafile oruç tutmaktan daha önce gelir. Bu sebeple kadın, kocasının iznini almadan nafile oruç tutamaz. Farz olan Ramazan orucu bu iznin dışındadır. Çünkü Ramazan'da karı ve koca her ikisi de oruç tutmakla mükelleftir.
İbadetler günahları dezenfekte etmektedir. Ramazan orucu da bir önceki Ramazan ile arasındaki günahların bağışlanmasına sebeptir. Tabiî büyük günahlardan sakınmak şartıyla...
Bu hadisin zahirine bakarak, İslam'da beş esastan birini terk edenin müslüman olmayacağı anlaşılabilir. Fakat durumun böyle olmadığında ümmetin âlimlerinin icmâı vardır. Şu kadar var ki, bunlardan birini inkâr eden veya terk etmeyi helâl sayan kimse mü’min ve müslüman kabul edilmez. İnkâr etmeyerek veya helâl saymayarak yerine getirmeyen büyük günah işlemiş olur.
Ramazân-ı Şerîf, aynı zamanda güzel bir kulluk terbiyesidir. Allâh’a samîmî bir gönülle kul olamayanlar, neticede kula kul olmak gibi kötü bir âkıbete dûçâr olurlar. Bu hâl ise insanlık haysiyet ve şerefine yazık etmektir.
Prof. Dr. Saffet Köse ile "Kalb Orucu" üzerine...
“Oruçluya iki sevinç vardır; birisi iftar anındaki sevinci, diğeri de Rabbine kavuştuğu andaki sevinci” hadis-i şerifinden6 ilhâm alan bazı irfân ehli demişlerdir ki oruç, aynı zamanda bir vuslat (Hakk’a kavuşma ve cemâlini müşâhede) muştusudur. Öyleyse oruç, daha dünyada iken Rabb’i her şeyde müşâhede edebilecek bir hissiyata ve idrâk sıçramasına da bir köprüdür.
Fıkıh literatüründe kefâret-i savm terimiyle ifade edilen bu kefâret türü, “Ramazan orucunu eda ederken, herhangi bir mazereti bulunmaksızın, oruçlu olduğunu bilerek orucunu kasten bozan kimseye gereken kefâret”tir.
Allah yolunda yani Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimsenin yetmiş yıl cehennem azabından uzak tutulması, o kişinin cehennemde yakılmaması anlamındadır.