Peygamber Efendimizin (s.a.v) en büyük mucizesi...
Ebû Mâlik Hâris İbni Âsım el-Eş’arî, Hz. Peygamber’in duasını alan sahabelerden biridir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v)in nasıl ibadet ederdi? İbadette bir sınırı var mıydı? Sahabilere ibadet hakkında verdiği nasihat ile sahabilerin cennet arzusu, Efendimiz'in sahabiye gösterdiği cennetlik adamın kıssası...
Sünnet’e ait bilgi ve belgeler demek olan hadislerin, sened ve metin denilen iki ana bölümden meydana geliyor. Bu belgelerin gerçekten Hz. Peygamber tarafından söylenmiş sözleri veya işlenmiş fiilleri bize yansıtıp yansıtmadığını anlamak için yapılması gereken iş, bu bilgileri bize nakleden kişilerin güvenilirlik açısından tetkik edilmesidir. Bir başka ifade ile, hadis râvilerinin niteliklerinin araştırılmasıdır.
Manevî eğitimde insanın rûhuna ve kalbine tesir maksadıyla başvurulan vâsıtaların başında “sohbet” gelir. Sohbet, Rasûlullah -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz’in en mühim terbiye ve tezkiye metotlarındandır. O, ashâbını sohbetle yetiştirmiştir.
İmanın bir kor gibi olduğu âhir zamanda bizler sırat-ı müstakimden ayrılmamalı, Allah (cc) ve Resulünün (s.a.v) bizlere emrettiği istikamette yürümeliyiz. İşte bu konuda dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir bir göz atalım...
Beşeriyetin en büyük ahlâk âbidesi, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. O’nun en iyi tâkipçileri de ashâb-ı kirâm ve Hak dostlarıdır. Onların izinden yürümenin kadrini idrâk ederek yaşayan mü’minler de, insanlık şeref ve haysiyetine yaraşır bir ahlâk-ı hamîdeye sahip olmuşlardır.
Allah Rasûlü’nün hayatı incelendiğinde, onun nübüvvet dâvâsında gençlerin müstesnâ bir mevkîye sahip olduğu görülür.
Merhamet kavramı insanlık üzerinde duran en güzel süslerden bir tanesidir. En güzel örnek Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) merhametin ehemmiyetine sürekli değinmiş ve yaşamıylada bu konuda müslümanlara büyük örnek olmuştur.İşte yaşanmış o olaylardan bir kaçı...
Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’i insanlığa en güzel örnek şahsiyet olarak takdim etmiş, ashâb-ı kirâm da O’nu örnek alma ve izini tâkip etme hususunda zirve teşkil etmiştir. Ashâb-ı kirâm, bütün fikir, söz ve fiillerinde O’na uymaya çalışırlardı. Bilmeyen insanlar kendilerine bir şey sorduğunda, Efendimiz’den gördükleri şekilde cevap verip; “Andolsun ki, sizin için Rasûlullah’ta üsve-i hasene (en mükemmel bir örnek) vardır.” (el-Ahzâb, 21) âyet-i kerîmesini okurlardı.