Sohbetlere devam etmek tasavvufi (bu) yolun âdâbındandır. Sohbetlerde okunan âyet-i kerime, hadisi şerife, enbiyaullah, sahabe ve kibar-ı ehlullah menâkıbları gibi ruha inşirah ve bilgi veren şeyler okunduğunda dünya keder ve üzüntüleri, kalbden çıkar yerini Allah, peygamber ve İslâm büyüklerinin sevgisi kaplar.
Medine-i Münevvere’de yaşanan hadise, sahabelerin “Yoksa Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dünyaya tekrar mı teşrif ettiler” düşüncesiyle sokaklara dökülmesine yol açtı.
Peygamberleri, ilâhî memuriyetleri ve bunun neticesi olan mânevî dünyâları itibariyle kavrayamayanlar, itaat ve teslimiyet noktasına ulaşamayıp küstahlıkları sebebiyle zelîl olmuşlardır.
Diyarbakır'da Peygamber Sevdalıları Platformunca, "Vahdet ve Kardeşlik Rehberi Hazreti Muhammed" adıyla gerçekleştirilen etkinliğe katılmak için on binlerce vatandaş miting alanını doldurdu.
İslam dininde kullanılabilecek en mühim malzeme sevgidir. Manevi dolaşımının kanı da sevgidir. Sevgi, inanan bir kimsenin en büyük motivasyonu, aracı ve hedefi olmalıdır. Hakiki mümin ve sevgili bir kul olabilmek için nefisten arınmış temiz bir bakış, sevgi gözüyle, kalp gözüyle bakmalıyız.
Çocuklarımızın dini terbiyesine kaç yaşında başlamalıyız? Onlara dini terbiyeyi nasıl vermeliyiz? Anne-babanın dini terbiyeyi verirken yapması gerekenler nelerdir? İşte çocuklara dini terbiye verirken bilmeniz gereken davranış örnekleri...
Çocuklar, ana-baba elinde birer emânettir. Çocukların saf ve temiz kalbleri bir cevherdir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa ne ekilirse onun meyvesi alınır. Bu yüzden anne ve baba çocuklarının terbiyesinden sorumludur.
Kim ki Allah ve Rasûlü’nü sever; dünya-âhiret yolda kalır mı? Kimi ki Allah ve Rasûlü sever; işleri, yolları açılır, kederleri biter, zorluklar kolaylaşır, dünya-âhiret en büyük rahmet olur.
Allâh’ın rahmeti, bazen küçük bir hayırda bazen de büyük hayırlardadır. Aynı zamanda kahrı da bazen küçük bir günahta bazen de büyük günahlardadır. Dolayısıyla amellerimizi bu gerçeğe göre mîzan etmeli ve değerlendirmeliyiz.
Geçen asrın ortalarında, Hollanda’nın Lahey şehrinde toplanan bir ilim ve fikir adamları konseyi, dünyanın yüz büyük adamını tespit etmiş ve hepsi hristiyan olan seçici kurul, koydukları temel ahlâkî ölçüler çerçevesinde, en üstün insan olarak Hazret-i Peygamber’i tercih etmek zorunda kalmışlardır.