Osmanlı’da Peygamber sevgisi, sözden önce edep ve hizmetle yaşanan bir muhabbetti.
Mübârek ecdâdımız, asırlar boyunca Allâh Resûlü’nün hâtıralarına ve mukaddes emânetlerine târifi mümkün olmayan bir hürmet ve muhabbet göstermişlerdir. Bunun muhteşem misallerinden bir kısmını görmek için, ecdâdımızın onlara hizmeti en büyük bir şeref telâkkî ettikleri Mukaddes Emânetler’in târihine bir göz atmak kâfî gelecektir.
Sultan I. Mahmud, âşık gönüllerin Efendimiz’e olan hasretlerini bir nebze de olsa dindirebilmek ümidiyle Eyüp Sultan Türbesi’ne, Allah Resûlü’nün mübârek ayak izini koydurmuştur. (Ziya Demirel-Avni Arslan, Osmanlı’da Peygamber Sevgisi, s. 89)
“Seven, sevdiğinin her şeyini sever” hükmünce, ecdâdımız da, Peygamber Efendimiz’i seven, bulunduğu beldelerde yaşayan ve hizmetinde bulunan herkese karşı ayrı bir muhabbet, edep ve hürmet göstermişlerdir.