Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Osmanlı'da Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz ve Ehl-i Beyt'e olan sevgiyi anlatıyor...
Kur’ân ve sünnete derin bir muhabbet ve itaatle temâyüz ederek altı yüz yıl İslâm’ın sancaktarlığını îfâ eden ve dünyaya İslâm’ın güler yüzünü göstererek hak ve hukuk tevzî etme şerefine nâil olan mübârek ecdâdımız Osmanlı’nın, Peygamber Efendimiz’e karşı sahip olduğu gönül hassâsiyetleri, meydana getirdikleri yüksek medeniyetten daha muhteşemdir.
Sultan I. Mahmud, âşık gönüllerin Efendimiz’e olan hasretlerini bir nebze de olsa dindirebilmek ümidiyle Eyüp Sultan Türbesi’ne, Allah Resûlü’nün mübârek ayak izini koydurmuştur. (Ziya Demirel-Avni Arslan, Osmanlı’da Peygamber Sevgisi, s. 89)
“Seven, sevdiğinin her şeyini sever” hükmünce, ecdâdımız da, Peygamber Efendimiz’i seven, bulunduğu beldelerde yaşayan ve hizmetinde bulunan herkese karşı ayrı bir muhabbet, edep ve hürmet göstermişlerdir.