Âlemlerin varlık sebebi Peygamber Efendimiz, nezih bir gençlik ve ulvî bir âile hayâtı ile sergilediği müstesnâ mükemmelliklerin ardından, kırk yaşlarında iken peygamberlik mertebesine nâil oldu. Kırk yaşına altı ay kala, ilâhî kudret O’na Mekke’deki Hirâ Mağarası’nı kudsî bir mektep olarak açtı.
Beklenen Nûr, milâdî 571 yılının 20 Nisan’ına tesâdüf eden 12 Rabîulevvel Pazartesi sabahında tan yeri ağarırken zuhûr âlemine tenezzül ederek Abdullâh ve Âmine’nin izdivac kucağında dünyâmızı şereflendirdi.
Hazret-i Peygamber’in bi’setine yakın dönemde tevhîd inancı yitirilmiş, Kâbe kavim ve kabîlelere âit putlarla doldurulmuş, Zemzem kuyusu da iptal edilmişti.
Alemdağ Kur'an Kursu Yaz Dönemi kayıtları başladı. 23 Haziran - 25 Temmuz tarihleri arasında eğitim verecek olan Kur'an kursuna. 2002, 2003, 2004 doğumlu öğrenciler başvurabilecek. Müracaat etmek isteyenler hafta içi 14:00-17:00 saatleri arasında kayıtlarını yaptırabilirler.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, bünyesindeki Yüksek Öğrenim Ünitesi’nin bu yıl ki mezunları için kapsamlı bir mezuniyet programı düzenledi.
Günümüzde kağıt paraların, altın ve gümüşün yerine ve bunları temsil etmek üzere mal mübadelesinde satış bedeli olarak kullanılması örf haline gelmiştir.
Günümüzde Müslümanların yaşadığı her yerde türlü imkânsızlıklar ve zorluklar bulunuyor. O yerlerden birisi de Ulan Batur. Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'da Müslümanların yaşadığı sıkıntılar, insanı 'dertlendirecek' ölçüde. “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda imân etmiş olmaz” (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71–72) diyen bir peygamberin ümmeti olarak, kendimiz için istediğimizi Ulan Batur'daki Müslüman kardeşlerimiz içinde istemeli, isteğimizi yapabilmek için gayretle çalışmalıyız.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ailenin temelinin hanımlar olduğunu anlatıyor...
Tasavvufî usûl ve esasların menşei; rûhu; Kur'ân ve hadislerde mevcûd olan nebevî faâliyetin; her zaman ve mekânda devam ettirilmesinden ibârettir. Meşâyıh zümresi ve onların kesintisiz devâm etme gerçeğinin kaynağı da bu îcâb ve ihtiyaçtır.