Kur’ân-ı Kerîm’de 200 küsur yerde zikredilen "infak" malın ve canın Allâh’a adanışıdır. Yâni Rabb'imizin ihsân ettiği nîmetleri, yine O’nun uğrunda sarf etmektir. Buna göre Müslüman da hem malını hem de canını büyük bir rızâ ve teslîmiyetle Allâh’a adayan insandır.
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 60 cami yıkıldı, 150'si hasar gördü.
stanbul, asırları aşan kültür ve medeniyet zenginliği itibariyle öyle zengindir ki günümüzde bile güzelliği gizli kalmış, markalaşamamış, nice hazineleri barındırır. İşte o hazinelerden birisi de Valide Atik Camii. Medeniyetin başkenti Üsküdar'ın incilerinden olan caminin imamı Abdullah Şenyiğit Hoca, Valide Atik Camii'ni islamveihsan.com'a anlattı.
Allah Rasûlü –sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i tanımanın ve O’na muhabbetin en büyük delîli, O’nun sünnetini güzelce tatbik edebilmektir. Kalplerde Muhabbet-i Muhammedî olmadan sünnete ittibâ, sûretâ ve zoraki bir ittibâdır ki, gönül feyzinden, rûhâniyet ve mânevî bereketten mahrumdur.
Tarih şahittir ki, kendi akıllarının dar hududunda hapsolmuş bulunan Firavun, Nemrut, Atillâ, İskender, Hülâgu ve emsalleri, yaptıklarıyla bütün insanlığın düşmanı olmuşlardır. Buna mukâbil, vahyin feyziyle yoğrulup “akl-ı selîm”e nâil olan, dostluk ve muhabbetin ilâhî menbaına erişen Mevlânâ ve emsâli Hak dostları ise, hayatları boyunca, hattâ vefatlarından sonra bile insanlığa huzur ve rahmet vesîlesi olmuşlardır. Ebediyyen de bütün insanlığın dostu olarak kalacaklardır.
Akıl, iki uçlu bir bıçak gibidir. Hayra da vasıta olabilir şerre de. Onunla cinâyet de işlenebilir, faydalı işler de...
"Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de sık sık, af ve merhamete dâir sıfatlarını bildirmiş, hattâ “merhamet edenlerin en merhametlisi”(el-A‘râf,151.) olduğunu ve merhametinin her şeyi ihâta ettiğini(el-A‘râf,156.) haber vermiştir." Mahlûkattaki bütün merhamet tezâhürleri de esâsen Cenâb-ı Hakk’ın bu nihâyetsiz rahmetinin bir tecellîsidir. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Nefsim kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz.” buyurmuşlardır.
Varlıklı kimselerin de gönül huzuru ve rûhî muvâzeneleri için; fakir-fukarayı koruyup gözetmeleri, mâtemlerin civarında bulunmaları, sefâlet manzaralarını görüp ibret almaları elzemdir. Aksi hâlde varlıklı insanlar, şefkat ve merhameti unutarak kasvet-i kalbe müptelâ olmaktan kurtulamazlar.
İslâm dâvâsının yaşayan üstadlarından Kadir Mısıroğlu’nun mücâhide eşi, dâvâ arkadaşı, Aynur Mısıroğlu, Kadir Bey'in gençlik yıllarında verdiği İslam mücadelesi sırasında yaşadıkları zorlukları anlattı.