Kur’an-ı Kerim’de derinleşmenin farklı ölçüleri bulunmakta. Onlardan bir tanesi de 'nefis tezkiyesi'. Allah-u teâlâ, Şems Suresi'nin 9. ayetinde, “Nefsini tezkiye eden felaha ermiştir.” buyurarak ve Kıyamet Suresi'nde nefsini tezkiye edenlerin üzerine yemin ederek bu hakikati kullarının idrakine sunuyor.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e hakaret edenlere karşı nasıl bir tavır almamız gerektiğini açıklıyor.
İsmail Lütfi Çakan, Altınoluk Dergisi'nde ümmet kavramını farklı yönleriyle izah etti. "Eskiden halkımız herhangi bir tehlike belirince veya olumsuzluk söz konusu olunca, yardım çağrısında bulunmak için, 'Yetişin ey ümmet-i Muhammed”, “ümmet-i Muhammed’den kimse yok mu?' diye bağırır, yardım isterdi." Diyen Çakan, Mehmet Akif Ersoy'un ümmetin zamanımızdaki durumunu anlatan şiirine de yer verdi.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Ocak ayında yayınlanan "Hayırla Yâd Edilmek" başlıklı makalesini istifadelerinize sunuyoruz. Hayırla yâd edilmenin ipuçlarını bulacağınız yazıda, Hocaefendi, dâima amel-i sâlihlerde bulunmanın öneminden bahsediyor.
Bu âlemde her zerre, diri bir gönle sahip insanla konuşur. Bütün varlıklar, hâl lisânıyla beyan durumundadır. Kâinatta Hâlık’ını tanıtmayan hiçbir zerre yoktur.