Osman Nuri Topbaş

Hüdayi Vakfı'ndan Cumhuriyet Gazetesi İftiralarına Cevap

Aziz Mahmud Hüdâyi Vakfı, Cumhuriyet Gazetesi'nin geçtiğimiz günlerde Hüdayi Vakfı hakkında yaptığı haberlere dair basın açıklaması yayınladı. Vakfın web sitesinden yayınlanan açıklama şu şekilde:

Almamız Gereken Manevi Gıdalar

İn­san­la­rın sel­de sü­rük­le­nen âvâre kü­tük­ler mi­sâ­li za­ma­nın men­fî mo­da­la­rı­na ka­pıl­dı­ğı gü­nü­müz­de, sağlam bir İslâm şahsiyetiyle ayak­ta ka­la­bil­me­miz; kü­für, il­had ve tâ­viz selinden üze­ri­mi­ze bir kat­re da­hî sıç­ra­ma­ya­cak sû­ret­te ko­ru­na­bil­me­miz için; ya­kın­la­rı­mı­za, âi­le ef­râ­dı­mı­za, mu­hi­ti­mi­ze Kur’ân-ı Ke­rîm’i öğ­ret­me­ye, onun nû­ru­nu, fey­zi­ni, be­re­ke­ti­ni yay­ma­ya gay­ret et­me­li­yiz.

Bunları Yapmak Da "israf"

İs­ra­f, sa­de­ce elde­ki mal ve mül­kü çar­çur et­mek şek­lin­de anlaşılmamalıdır. Âyet-i ke­rî­melerde buyrulan; “Allah is­raf eden­le­ri sev­mez!..”[1] îkâ­zı hayâtın bü­tün saf­ha­la­rı­nda dikkate alınmalıdır.

En Hayırlı Eğitim

İnsanoğluna yapılabilecek hizmetlerin en kıymetlisi, onun ebedî saâdet ve selâmetini temin edecek olan hizmetlerdir. Bunların en yücesi olan îlâ-yı kelimetullâh,[1] mü’minlere emânet edilmiş azametli bir dâvâ ve kudsî bir vazifedir. Zira hidâyete muhtaç bir insanı, ilâhî hakîkatlerle tanıştırıp onun îmanla şereflenmesine vesîle olmak, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in nazarında, en kıymetli dünyâ metâlarına sahip olmaktan ve hattâ üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıydı.

İdarecilere Kolay Yol

Hiz­met in­sa­nı, en­gin gö­rüş­lü ve firâsetli ol­ma­lı­, gön­lü ve ak­lı ba­sî­ret nûruyla aydınlanmalıdır. Mu­hab­be­tin­de ve buğ­zun­da, il­ti­fa­tın­da ve ten­ki­din­de, medhinde ve zemminde öl­çü­yü ka­çır­ma­ma­lı, or­ta bir yol üzere bulunmalıdır.

İslâm'da Sevinmenin Ölçüsü Nedir?

Dînin gâyesi; zarif, güzel ve hassas insanlar yetiştirmektir.

Süleymaniye Camiî'nin Bilinmeyen Hikâyesi

Cenâb-ı Hak, niyeti hâlis olanın, azını çok eyler. Küçücük bir hayrı sebebiyle kulunu büyük mükâfatlara nâil kılar. Bunun içindir ki ihlâsla verilen bir dirhem, gönülsüz verilen binlerce dirhemden kıymetlidir. Yani infâk edilen meblâğın çokluğu veya azlığı değil, sahip olunan imkâna kıyasla ne nisbette olduğu, ne kadar gönülden ve hâlis niyetle verildiği mühimdir.

Allah'a Borç Vermek İster Misiniz?

Bize emânet olarak verilen bu beden, can ve mal, elimizde ebedî kalacak değildir. Muhakkak birgün âniden hepsi ile vedâlaşacağız ve her şey mülkün gerçek sahibi olan Allâh’a kalacak, yâni ona dönecektir. Dolayısıyla bir kere lutfedilen hayat nîmetinde bu emânetleri Allâh yolunda yerlerine teslim etmeliyiz ki ebedî mükâfâta nâil olabilelim.

Peygamberimizden Vefa Örnekleri

Vefa, sevilen veya sevilmesi gereken kimselere verilen değerin bir nişanesidir, dostluk borcudur. Vefa, sözünün eri olmaktır, hatırlamaktır, iyiliği unutmamaktır, kendi sorumluluğunu hissetmektir. Vefa, Müslümanın en belirgin özelliklerindendir. Allah insanı, iman ve amel noktasından sözünü tutacak fıtratta yaratmıştır. Vefasızlık bu anlamda fıtrata ters düşmektir. Sevgimizi sürdürmemize ve dostluğumuzu arttırmamıza vesile olan vefa duygusu hakkındaki görüşlerini paylaşan Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, vefayı Peygamber Efendimiz' -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-den örnekler vererek anlattı.

İstiğnâ Nedir? İstiğnâ Düsturu Nasıl Olmalıdır?

İstiğnâ, ham hüviyetten kurtulup kemâle eren sâlih ve sâdıkların kalbî bir vasfıdır. Gönül zenginliği ile eldekine kanaat ederek, daha fazlasına tenezzül göstermemektir.