Allâh’ın kitâbını ve Rasûlullâh’ın sünnetini hayâtımıza tatbik edebilmek için, hakkı tebliğ ve halka hizmet vazîfesinin gönlümüzde bir sevdâ hâline gelmesi zarûrîdir. Zîrâ bir mü’minin hayâtı, hizmet ve tebliğ hayâtı olmalıdır.
Mârifet, tanıma, bilme demektir. Mârifetullah, Yaradan’ı Kur’ân’ın bildirdiği gibi tanıma, sıfatlarını, isimlerini ve bunların sonsuz kemâlde olduğunu bilme, İlâhî hakîkatlere vakıf olma, şeklinde özetlenebilir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin en başta gelen vazifesi, insanlara Allah'ın dinini tebliğ etmektir.
Allah'ın rahmeti her zaman kahrından üstündür. Bu bakımdan her peygamber, kendisine karşı gelen düşmanlarına gâlip gelmiştir. Öyleyse belâyı gidermenin çâresi, sitem veya zulmetmek değildir. Onun çâresi affetmek, bağışlamak ve kerem eylemektir.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin Erkam Radyo için Ahmet Taşgetiren Bey ile yaptığı ve Ramazan ayını konu alan mülâkatın 3. kısmını istifadenize sunuyoruz...
Cenâb-ı Hak “İçinizden fazîletli ve servet sahibi kimseler, akrabâya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine dâir yemin etmesinler; affetsinler, bağışlasın geçsinler! Allâh’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?..” (en-Nûr, 22) âyetince affede affede affolabileceğimizi işaret eder.
Hakîkate ulaşmak, ancak tefekkür ve istidlâl ile mümkündür. Delilleri, yani ilâhî kudret nakışlarını ve azamet tecellîlerini işitip görme husûsunda sağır ve kör gibi davranan kimse, nasıl olur da doğruyu bulabilir ki? Bu sebeple; “Bilgiler duyguları uyandırmıyorsa ilim de olmaz.” denilmiştir.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yeni kitabı "Mekteb-i Âlem KÂİNAT, KUR’ÂN VE İNSAN" çıktı.
Dînin zâhirî kısmı akılla; bâtınî ve derûnî kısmı, yani özü ise gönülle telâkkî edilir ve öğretilir. İnsanları terbiye, sevk ve idârede, merhamet ve muhabbet, daha bereketli bir netice hâsıl eder. Çünkü kaba kuvvetle hâkim olunamayan nice insan, muhabbet ve merhamete râm olur.
Her insan İslâm fıtratı üzere dünyaya gelir. Daha sonra nefis ve şeytan insanın fıtratında kaymalara sebep olur.