Osman Nuri Topbaş

Kur'ân'a Göre Hasedin Tedavisi

Kur'ân-ı Kerim'e göre hasedin tedavi şekli "Yusuf kıssası"nda anlatılarak, Hazret-i Yusuf'un kardeşlerine gösterdiği tavrı hasedi yenmek için örnek olarak verilir.

Allah'a Karşı En Büyük Küstahlık

Hased, ilâhî nimetlerin bu sûretle tevzîine bir itiraz mânâsını taşır ki, bu da Allâh’a karşı en büyük küstahlıktır. Bu küstahlıktan da öte, ilâhî nimetlerin eşit bir sûrette tevzî edilmemiş bulunmamasındaki hikmeti kavramamaktır.

Asıl İlmin Muhtevâsı

Niçin dünyaya geldik? Bir müddet sonra niçin dünyayı terk edeceğiz? Kabir ve sonrasında neler yaşayacağız? Bu hususlarda nesiller ekseriyetle câhil yetiştiriliyor. İlimle meşgul olarak Allah katında kıymetli bir iş yaptığını düşünen genç dimağlar, Kur’ân’ın medhettiği asıl ilmin muhtevâsından gâfil bırakılıyor.

İnsanın Dinde Çıkardığı Fitneler

Hak katında makbul bir kulluk hayatı yaşayabilmek için; ilim, amel ve takvâ bütünlüğü zarurîdir. Kur’ân ve Sünnet bilinmeden kulluk istikâmetini muhafaza edebilmek çok zordur. Fakat bilmek de tek başına kâfî değildir. Kur’ân ve Sünnet’i tatbik ederek takvâya ulaşmak elzemdir.

Hakk Yolunda En Tehlikeli Geçit

Hazret-i Mevlânâ, “Hak yolunda yürürken…” ibâresiyle başlamak sûretiyle hasedin, müminde de bulunabileceğine işaret ediyor. Bu demektir ki, îmân sahibi olmak, “İnandım!” demekle hased bertaraf edilemez. 

Asr-ı Saâdet'ten Kardeşlik Örneği

İslâm’daki kardeşlik hukûkunun, kâmil ruhlarda nasıl idrâk edildiğine dâir, müşahhas bir misaldir. Yine bu ifâdeler, şahsî menfaat hesaplarının ve dünyevî endişelerin dar hudutlarını aşarak, kendini ümmetin saâdet ve selâmetine vakfeden fedakâr mü’minle­rin gönül ufkunu sergilemektedir.

Allah'ın Sevdiği ve Razı Olduğu Kullar

Cenâb-ı Hak, sevdiği ve râzı olduğu müttakî kullarından bahsederken, onların günahlarından hemen tevbe ettiklerini ve günahta aslâ ısrar etmediklerini şöyle haber veriyor.

İslâm Ahlâkıyla Bağdaşmayan Vasıflar

Riyâ, iki yüzlülük ve dînî duyguları istismar etmek, İs­lâm ahlâkıyla aslâ bağdaşmayan son derece çirkin vasıflardır. Umduğu bir menfaati elde etmek için sâlih insanların yanında kâmil bir mü’min gibi görünüp onların yanından ayrılınca buna zıt davranışlar sergilemek, kalplerden geçenleri dahî bilen Cenâb-ı Hakk’ın gazabını celbeder.

İbâdetlerin Mânevî Feyzinden Mahrum Eden Şey

Gönülleri en çok meşgul eden, gaflete düşüren ve ibâdetlerin mânevî feyzinden mahrum eden şeylerden bir tanesi de dünya sevgisi ve mal kazanma hırsıdır.

Gafletten Kurtuluş

Fucûr, nefsânî arzulara esir olma; takvâ ise, kalbi mâsivâdan koruyarak Rabb’e yaklaşabilme gayretidir. Bu iki zıt vasfın malzemeleri ekseriyetle aynıdır: Akıl, zekâ, idrâk; mal, makâm, evlâd… vesâire.