Gerçek sultanlık, Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği kulları için gönüllerde halk ettiği muhabbettir. Çünkü fânî sultanlıklar, mutlakâ bir gün bitip gidiyor. Fakat mânâ sultanlığı, ölümden sonra bile aynı ihtişâmıyla gönüllerde devam ediyor.
Allâh Rasûlü’ne muhabbet, bağlılık ve itaati anlatan ibretlik bir kıssa...
Sahâbiler, Allâh’a ve Resûlü’ne muhabbette öyle zirveleşti ki, bütün varlığını O’nun yolunda fedâ etmeyi canına minnet bildi. Bunun en müşahhas misallerinden biri Bedir Seferi öncesinde yaşandı.
Hz. Enes (r.a.) Peygamber Efendimizin koyduğu içki yasağına sahâbelerin gösterdiği ibretlik tepkiyi naklediyor.
Mânevî arınma ve tekâmül yolculuğu olan seyr-u sülûkte, sohbet, zikir, muhabbet ve hizmetin dışında da pek çok mânevî terbiye usûlü bulunmaktadır. Bu terbiye metodları; zaman ve zeminin şartlarına, kişilerin karakter ve şahsiyetine göre pek çok farklılık ve çeşitlilik gösterebilir. Bazı manevi terbiye usulleri...
Mü’minin mânevî seviyesi, Allâh’ın ve Resûlü’nün emirlerine itaati nisbetindedir. Îmânın kemâlâtı da bu itaattaki titizlik, hassâsiyet, muhabbet ve aşk nisbetinde artar.
Tasavvufî terbiyede bir usûl olarak silsile-i şerîfede bulunan zâtlar zaman zaman hatırlanıp isimleri anılır. Bu tatbîkat, sâlihlerin yâd edilmesiyle kalplere inmesi umulan rahmetten ve yâd edilen o zevâtın güzel hâllerinden bir hisse alabilmek içindir.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ensar-ı kirama yaptığı dua...
Hâsılı, hatâ işlemekten sâlim olmayan insanoğlunun, tövbe ve istiğfârı hiçbir zaman dilinden düşürmemesi, niyetini de amel-i sâlihlerle tescil ve takviye etmesi zarûrîdir.
Şeytanın iğvâsına aldanarak tövbeyi geciktirmek, en büyük israflardan biri olan ömür isrâfıdır.