Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, nefsâni engelleri aşmadan Cenab-ı Hakk'a vâsıl olunamayacağını anlatıyor...
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Yüzakı hakkında mülâkat...
Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.
Mahmud Sâmi Efendi Hazretleri sohbetlerinde hakîkî tahsilin mârifetullah tahsili olduğunu anlatırdı. Allah Teâlâ’nın azametini, büyüklüğünü, kalbimizde duyup hissetmenin asıl ilim olduğunu söyler ve bu ilme sahip olmanın şerefini her vesîleyle hatırlatırdı.
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri teslîmiyetten çok bahsederdi. Bir defasında şöyle anlatmıştı: “Teslîmiyet tam olmalı… Teslîmiyet noksan olursa, netice ve feyz olmaz! Kalbin uyanması, nefsin ıslâhı, sadrın açılması, bedenin zikri, hep teslîmiyetle olur.
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu Hazretleri büyük bir emek vererek ve göz nûru dökerek nice hikmetlerle dolu pek çok eser telif etmiştir. Sami Efendi'nin eserlerinden seçilen yazıları sizler için derledik.
Kalb-i selîm sahibi; dîninde cehâletten, kötü ahlâktan, mal ve evlâdın şerrinden sâlim ve pâk olarak huzûr-i ilâhîye gelen kişidir. Malını hayır yollarına sarf eden, evlâdına dînî hükümleri öğreten ve yaşatan; kalbî hastalıklar, kötü ahlâk ve cehâletten sâlim olarak âhirete giden kişiler, mal ve evlâdından menfaat göreceklerdir…
Sadıklarla beraber olmak kişinin manevi tekamülü için çok önemlidir. Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, sohbet, istişâre ve işte; sâdık ve sâlih kişilerle olması gerektiğini öğütlerdi.
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin seyahatleri...
İslâm, bir medeniyet dînidir. Her medeniyet, kendi insan tipini yetiştirir. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan ise evvelâ hak, adâlet, şefkat, merhamet, nezâket ve zarâfette bir ihtişam sergilemelidir. Gönlünü, bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmelidir.