Peygamber Efendimiz’in hicretten sonra yaptığı ilk çalışmalar nelerdir?
Sırf zihne depolanan, kalbe inmeyen, hayata aksetmeyen, irfâna dönüşmeyen bir ilim, sahibinden huzûr-i ilâhîde şikâyetçi olacaktır. Buna mukâbil, ilmiyle amel eden ve bu sâyede istikâmet ve takvâ üzere yaşayan bir kula ise hayırlı bir şahit olacaktır.
Gençlikte istikameti muhafaza etmenin dört yolu: Birincisi, sâlih ve sâdık mü’minlerle beraber olmak. İkincisi, ibadetlerimize dikkat edebilmek. Üçüncüsü, dünyadaki rahatlığın da zorluğun da ilâhî imtihan olduğunu unutmamak. Dördüncüsü, takvâ sahibi olmak.
Duâları kabul eden Allah Teâlâ’dır. O’nun esmâ-i hüsnâsından / en güzel isimlerinden biri de «اَلْمُج۪يب el-Mücîb / Duâlara icâbet eden»dir.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yaptığı dualardan bazıları...
Toplumsal münâsebetlerin her safhasında mü'minlere rehber olan Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- borç hususunda da yol gösterici olmuştur.
İslam'ın ilk döneminde sahâbeden biri evine girdiğinde hanımı ona "Bugün Kur’ân’dan kaç âyet nâzil oldu? Allah Rasûlü’nün hadislerinden neler ezberledin?..” diye sorduğu gibi nikâhlanacak bir sahâbî hanımın, mihr olarak kocasının kendisine Kur’ân’dan bildiği kısımları öğretmesini yeterli görmesi ne muhteşem bir fazîlet tablosudur.
Kelime-i tevhîdin Allah katındaki yüksek kıymetini Hazret-i Süleyman (a.s.) ile karınca kıssası güzel ifâde eder.
Peygamberler; duâlarında, hiçlik ve mahviyet içinde, acziyetlerini ifade ediyorlar. Peygamberler niyazlarını ve taleplerini bilhassa son nefeste îmâna ve âhirette necâta teksif ediyorlar.
İstiğfârın en büyük neticesi, Cenâb-ı Hakk’a yanık bir gönül hassâsiyetiyle yaklaşabilmektir. Cenâb-ı Hak, tevbe ve istiğfâr eden kullarını sıkıntılardan kurtarır ve onlara pek çok lütuflarda bulunur.