Sünnet fıkıh usulünde, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onayları (takrir) demek olup İslâm dininin Kur'ân-ı Kerîm'den sonraki ikinci ana kaynağını teşkil eder. Fıkıh dilinde, özellikle de ilmihal literatüründe sünnet ise, Hz. Peygamber'in yolunu izleyerek yapılan fakat farz ve vâcip kapsamında olmayan fiiller anlamındadır.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetlerinde, namazın maddi ve manevi boyutlarından bahsediyor.
İsrail'in, Mescid-i Aksa'ya Müslümanların girişini engellemesi ile kutsal mekana polis eşliğinde radikal Yahudi grupların girmesinin ardından İsrail'deki Arap Vatandaşları İzleme Yüksek Komitesi, Filistin halkına ve İslam dünyasına Mescid-i Aksa Külliyesi'ni koruma çağrısı yaptı.
Dünya, iki kapılı bir handır. Bir kapısından bu dünyaya adım atan herkes için mecbûrî istikâmet, ölüm geçididir. Fakat bu hakikat karşısında yine de insan, aslâ fânîliği istemez, dâimâ ölümden kaçıp sonsuzluğu arar.
Cenâb-ı Hak, namazı ciddiye almayıp onu gafletle kılanlara bile “Yazıklar olsun!” buyururken, bir de namazı terk etmenin ne kadar vahim bir hâl olduğunu düşünmek gerekir… Âyet-i kerîmelerde buyrulduğu üzere Cennet ehli, Cehenneme girenlere uzaktan uzağa sorarlar: “«‒Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?» Onlar şöyle cevap verirler: «‒Biz namaz kılanlardan değildik.»”(el-Müddessir, 42-43) Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ise dünyadaki son anlarında bakın ne diyor?..
Hac farizasını yerine getirmek üzere Mekke'de bulunan 3 milyon civarında hacı adayı, Hz. Peygamber'in Veda Hutbesi'ni irat ettiği, Hz. Adem ile Hz. Havva'nın buluştuğuna inanılan Arafat'a yolculuğa hazırlanıyor. Hacı adayları, bugün 16.00'dan itibaren ihramlarını giyerek, Mekke'ye 25 kilometre mesafedeki Arafat'a gidecek.
Allah Teala’nın bildirdiği, Rasulullah Efendimizin nezih hayatına yansıyan ölçüler dışında Müslümanlık yok. Her Müslüman ve her İslam toplumu, bugün, yarın ve tüm zamanlarda, Kur’an ve Rasulullah muvâzenesinde bir İslam kişiliği ile donanmak zorunda. Onun adı da “Rahmet Peygamberinin ümmeti rahmet insanı” olmaktır.
15 Eylül 2014 Pazartesi günü Hacı Gedikli ağabey Rahmet-i Rahmân’a kavuştu. 16 Eylül günü öğle namazına müteakip kendi imar ettiği Sami Efendi Külliyesi’nde cenaze namazı kılındı. Başta Abdülhakim-i Arvâsî olmak üzere pek çok evliyânın medfun olduğu Bağlum mezarlığına defnedildi.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülfettin Çelik ile “Türkiye’de Değerler, Dindarlık, Dünyevileşme ve Yaşam Memnuniyeti” araştırmaları üzerine konuştuk.