Zenginlik Müslümanı bozar mı? Osman Nûri Topbaş, dünyevîleşme, infak, Osmanlı örneği ve İslam'ın zenginliğe bakışını değerlendiriyor.
Müslümanların para ile ilişkisi nasıl olmalı? Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, günümüzde kazanç, harcama, helâl kazanç ve servet anlayışıyla ilgili önemli ölçüler ortaya koyuyor.
“Bu zamanda bu işler böyle yürür” anlayışı doğru mudur?
Müslümanın, dinî hükümlerden bilmesi gereken şeylerden bir tanesi de hayatta ölçülü olmayı ve yaşayışta, israftan kaçınıp, iktisadî davranmayı öğrenmesidir.
Parada bir sır vardır; o, geldiği yoldan gider. Yani helâl para, gerçek mânâda hayra sarf edilirken; şer yoldan gelen para ise, yine şerrin sermayesi olur. Herkes zanneder ki ben parama hükmederek istediğim yere harcıyorum. Hâlbuki para, kazanılışındaki mânevî temizlik durumuna göre, lâyık olduğu yere gider; sahibinin irâdesini de kendi gittiği yere doğru istikâmetlendirir. Yani hâkimiyet çoğu zaman paradadır; sahibinde değil.
Batı’da, Hristiyan ülkelerde, kapitalizm ile dînin karşılaştığı bütün sahalarda din kenara çekilip, yerini kapitalizme bıraktı. Türkiye ise yeni kapitalistleşen bir ülke. Kapitalizmin etkisi arttıkça Müslümanların yaşadığı kişilik kaybı böyle bir durumdan kaynaklanıyor. Kapitalizm, iktisâdî ve ictimâî sahada Müslümanların belini bükebilir mi?
İslâm’ın doğru idrâk edilip lâyıkıyla yaşandığı devirler, zenginleştikçe ölçülerin kaybolduğu, her şeyin mübahlaştığı, paranın Müslüman'ı bozduğu, dünyevîleşme virüsünün zenginleşen Müslümanlara da bulaştığı görüşlerine en güzel cevaptır.
Toplumların ve sistemlerin, büyük sermayeler tarafından şekillendirilmesine dayanan kapitalist zihniyetin, hiçbir mânevî tarafı yoktur. Bilâkis o, nefsâniyeti palazlandırdığı için, mâneviyâtı zaafa uğratan bir sistemdir. Zira bu sistem, vicdan sorumluluğu telkin etmez, bilâkis gözyaşı ve merhameti unutturur.
Hakîkî zenginliğin ölçüsü, mal çokluğu ve cüzdan kabarıklığı değil; kanaat ve gönülden infaktır. Paranın yeri gönül değil, cüzdandır!
İnsan şahsiyetine en çok tesir eden iki mühim müessir vardır: Birincisi, muhabbet beslenip beraber olunan insanlar, ikincisi de kazançtır. Bu yüzden, gönlümüzde muhabbetini taşıdığımız insanlara çok dikkat etmeliyiz. Zira insan çoğu zaman, doğru yola da yanlış yola da sevdiği kimselerin teşvik ve telkinleriyle gider. İkinci olarak da cebimizdeki paraya dikkat etmeliyiz. Ona haram karıştırmamalıyız.