“İhsan”ın “Allah’ı görüyormuşcasına kulluk etmek” şeklinde tarifi “müslüman kişi”nin kalitesini pek veciz olarak ortaya koymaktadır. Allah tarafından görülmek, O’nu görüyormuş gibi davranmak için yeterli sayılmıştır. Bu mü’minde sürekli bir kendi kendini denetim (murâkabe) şuuru geliştirecektir. Merkezinde ihsanın bulunduğu bir iman ve İslâm anlayışı ve hayatı herhalde ideal hayattır.
Peygamber Efendimiz bize Müslümanca yaşamayı öğretti. Otururken, kalkarken, yerken, içerken, konuşurken, gülerken bizi başkalarından ayıran bir hayat tarzından söz etti. Bizi görenlerin “Bu adam Müslüman” diyeceği bir yaşama üslûbuna sahip olmamızı tavsiye etti. İnsanlarla olan ilişkilerimizde Müslümanca davranmamızı istedi. İşte Peygamber Efendimiz'in davranış edepleri...
İstanbul'da 7 farklı bölgede, 8-13 yaş arasındaki çocuklara eğlendirirken dini eğitimi veren yaz okulu açıldı.
Çanakkale Savaşı'nın devam ettiği günlerden bir Ramazan Bayramı arefesinde yaşanan çarpıcı gerçek bir hikâye...
Tekirdağ'a gelin gelen Moldova uyruklu Eujenia Petcu, ramazanın ikliminden etkilenerek Müslüman oldu.
Her hâlükârda toplum olarak geçirdiğimiz bu süreç, bizi daha çok dindarlaştırmış ve muhafazakâr bir yapıya mı dönüştürmüştür yoksa dinden daha uzak ve dünyaya daha meyilli bir hâle mi?
Sabır, imanını koruması için müslümanın en büyük sığınağı ve silahıdır. Aşağıdaki hadiste, sabrın en çâresiz ortamlarda bile gerekli ve sonucunun gerçekten fevkalâde büyük ve memnuniyet verici olduğuna dikkat çekilmektedir.
Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu bir aydır. “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.” (Bakara, 2/185).
Müslüman cennet yolcusudur. Yani onun en son hedefi cennette ebedi mutluluğu yakalamaktır. İşte aşağıdaki hadisimiz bu mutlu sona ulaşabilmek için yapılması gerekenleri saymaktadır.
Tasavvufun klasik döneminin en önemli isimlerinden biri kabul edilen Ebu Bekir Muhammed Kelâbâzî orucun bilinmeyen yönlerini anlatıyor.