müslüman zengin

İslam'da Zenginlik Anlayışı

“El kârda, gönül Yâr’da” olduktan sonra, servet ve zenginliğin hiçbir zararı yoktur. Dünya ile meşgul olmak değil, onu Hakk’a kulluğa perde etmek mahzurludur. Yanlış olan, vâsıtayı gâye hâline getirmektir.

Musa Efendi'den Zenginlere Uyarılar

Musa Topbaş Efendi’den -rahmetullahi aleyh- zenginlere uyarılar...

Hak Dostlarında Mal Edinme ve Harcama Edebi

Rabbimizin görünür-görünmez sayısız nimetlerinden biri de hiç şüphesiz “mal sahibi olma nimeti”dir. Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in “Sâlih bir adam için mal ne güzel bir nimettir”1 ifadesi, Müslümanın malla ilişkisinin nasıl olması gerektiğine dair ince manalara işaret eder. Her nimet, saygıyı ve şükrü hakeder. Yine her bir nimetin -ilâhî ölçülere dikkat edilmeyecek olursa- yoldan çıkarıcı ve saptırıcı bir yönü de vardır. Öyleyse mala-mülke düşman olmak ya da ondan nefret etmek değil, onu doğru bir şekilde değerlendirecek “sâlih adam” olmak esastır.

İslam Toplumunda Zengin-fakir İlişkisi

"İslam toplumunun zengini" ile "İslam toplumunun fakiri", farklı bir manevi - ahlâki doku içinde, İslam toplumuna has bir "barış - güven hatta sevgi ilişkisi" geliştirirler. "Öteki" aynı toplumun yapı taşlarından birisidir ve bu yapı içinde herkes birbirine ilâhi ölçülerle çizilmiş bir çerçevede sorumluluk duygusu ile bağlıdır.

Fakirler Dertlerini Onlara Açarlar

Muhtâcın bize gelip de ihtiyacını arz etmesini, Hakk’ın bize husûsî bir lûtfu olarak telâkkî etmek ve bunu Hakk’a kulluk şerefi bilmek gerekir.

Hizmeti Aşkla Yapan Bir Gönül İnsanı

Gazeteci-yazar Ahmet Taşgetiren, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi, hayırsever işadamı merhum Fahreddin Tivnikli'nin ardından bir yazı kaleme aldı.