Hicretin başlangıcı, Mekke’den Medine’ye yolculuk, Muhacir ve Ensar arasındaki kardeşlik, hicretin anlamı ve İslam toplumunun oluşum süreci anlatılıyor.
Peygamber Efendimiz’in hicretten sonra yaptığı ilk çalışmalar nelerdir?
Allah yolunda hicret etmekten daha faziletli bir iş var mıdır?
Medîne’deki heyecanlı bekleyiş uzun süren hicret yolculuğunun ardından Peygamber Efendimizin gelişiyle kendini büyük bir coşku ve sevince bıraktı.
Dünya bir yarış yeridir. İnsan da orada yarışanlardan biri. Ölüm-dirim bu yarışı başlatan ve bitiren çizgi... Hayat bu çizgiden ibaret... Ömür de bu arada geçen zamandır.
Bir ülke İslâm diyarı olunca, orayı bırakıp başka yere gitmemelidir. Orada kalıp kötülerle ve kötülüklerle savaşılmalıdır. Bu da bir fayda sağlamıyorsa, İslâmiyet’in rahatça yaşanacağı bir yere hicret edilebilir. İslam'ın ilk yıllarında bu amaçla hicret edilmiş, yine bu amaçla kafire karşı cihad edilmiştir.
Ümmü Şerîk radıyallahu anha Mekke’de ev ev dolaşarak Kureyş’li kadınlara İslâm’ı anlatan bir tebliğci.. Allah’a ve Resûlüne iman etmenin ve teslimiyetinin mükâfâtını hayatında iken gören bahtiyar bir hanım sahâbî... Mekke müşriklerinin işkencelerine rağmen imanından taviz vermeyen, açlığa ve susuzluğa katlanan bir kahraman hanım...
Hz. Âişe validemiz muhterem babası Ebû Bekir'in (r.a) sevincinden ağladığı hadiseyi naklediyor.
Ervâ binti Küreyz radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin hala kızı... Hazreti Osman (r.a)’ın annesi... Cahiliye karanlığından kurtulup İslâm’ın nûrûna koşan ilk hanım sahâbilerden...
Akîl ibni Ebî Tâlib, -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in “Ben seni iki cihetten seviyorum” iltifatına mazhar bir sahabi!...