Peygamberimiz bütün bu namazları da ağır ağır, büyük bir huşû ile ve tâdil-i erkâna riâyet ederek edâ etmişlerdir. Kimin huzurunda olduğunun idrâki içerisinde kendilerini tamamen namaza vermişlerdir.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, ashâb-ı kirâm arasında, kıyâmete kadar gelecek mü’minlere ışık tutan örnek bir kardeşlik bağı tesis etmiştir. Nitekim Mekke’den Medîne’ye hicret eden Muhâcirler ile Ensâr arasında gerçekleştirilen bu kardeşlik, tarihin bir benzerine daha şâhid olmadığı eşsiz bir tablodur.
İslâm; hukuk, siyaset, toplum ve ekonomi prensipleri ile çizgileri net bir din olarak başta Kur’ân-ı Kerîm’de, ardından onun tefsiri olarak da sünnet-i seniyyede en geniş tarifi ile karşımıza çıkmaktadır. İslâm bu kadar kesin ve net bir din iken, bugün Müslümanların en büyük problemi, İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenip algılamakta yatmaktadır.
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, bu zamanda Müslümanın hayat süzgecinden geçirmesi gereken soruları adetâ bir araya getiriyor ve bizi kendimizi sorgulamaya davet ediyor.
"Müslümanım" demek ebedî kurtuluş için yeterli mi? Süleyman Derin Altınoluk Dergisi'nin bu ayki sayısında Müslümanların dertleriyle dertlenmenin önemine değindi.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetinde kulluğun ve imân nîmetinin ehemmiyetinden bahsediyor.