kuran islamı

"peygamber Size Ne Verirse Onu Alın"

Peygamberimizin sünnetine kayıtsız şartsız uyup emirlerini ifa etmemiz Allah Teâlâ tarafından buyurulmakta ve hatta Kur’an-ı Kerîm'in birçok ayetinde Rasûlullah'a itaat, Allah'a ita­atle yanyana zikredilmekte, Allah'ı gerçekten sevmenin, Râsûlullah'a kayıtsız şartsız bağlanmakla mümkün olacağı belirtilmektedir.

Kur'an ve Sünnet Bütünlüğünü Göz Ardı Edenlerden Uzak Durun!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 3. Avrasya Fetva Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kur’an-sünnet bütünlüğünü göz ardı eden, gereksiz ve faydasız tartışmalarla bilhassa genç nesillerin zihnini meşgul eden yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini söyledi.

Kur’an İslam’ı Nedir?

Kur’an’a sığınmak, Allah’a sığınmaktır, teslim olmaktır. Dünyayı Allah için görür, Allah’ın belirlediği ölçülerle değerlendirir hale gelmektir. Bu işin samimiyet testi ise, hayatımızda Kur’an’ın ne kadar varolduğuna bakılarak yapılır.

Kur'an'da Deizm

Kur’ân-ı Kerim’de geniş yer tutan hususlardan biridir deizm. Deizm çok farklı türleri içinde barındıran bir düşünce tarzıdır. Hepsinin ortak noktası, tanrının varlığını kabul etmekle birlikte onun kâinatla hiç ilgilenmediği veya az ilgilendiği görüşüdür.

En Kıymetli Hazinemiz

Bugün, “Sünnet-i Seniyye”yi devreden çıkarmak, Siyer-i Nebî’yi ve hadîs-i şerîfleri küçümsemek ve dışlamak şeklinde bir anlayış var. Kur’ân’ın her şeye yettiğini/yeteceğini, Kur’ân’dan başka hiçbir şeyin bize sağlam ulaşmadığını, Kur’ân’ı da “kendimize iniyormuş gibi” ancak sadece kendi aklımız, bilgimiz ve tecrübelerimizle anlamamız ve yaşamamız gerektiğini söyleyen sapık bir anlayış…

Sünnet Olmazsa Olur mu?

Kur’ân’ın tatbik edilmiş hâli olmasından dolayı sünnet, Kur’an’ın yanında İslâm’ın vazgeçilmez ikinci kaynağını oluşturmaktadır. Allah’ın kitab’ı ve Rasûlü’nün sünneti, ayrılmaz iki kaynak olarak İslâm toplum yapısının hem teşekkülünü, hem de özelliklerini yitirmeden devamını sağlamıştır.

Mezhepsizlik Canlandırılmaya Çalışılıyor

Son zamanlarda ülkemizde de görülmeye başlayan güya “Kur’an Müslümanlığı” ya da “Hadis Müslümanlığı” masum ismi altında mezhepsizlik cereyanı canlandırılmaya çalışılmaktadır. Bu görüş sahiplerinin en bariz vasıfları, geçmiş âlim ve âriflere karşı kimi zaman alaycı ve istihkâr edici saygısız bir üsluba sahip olmalarıdır.

Din Düşmanlarının İslâm'ı Bozma Gayretleri

Sünnete riâyet hassâsiyeti, dînî hayatın temel rükünleri mevkiindeki farzları da muhafaza altına alan, âdeta kuvvetli bir zırh mesâbesindedir. Bu yüzden iblis ve onun aveneleri, bir insanın dîn ve îmânına musallat olduklarında, onu evvelâ sünnetlerden uzaklaştırmaya çalışırlar. Zira bunda muvaffak olamazlarsa, farzlara aslâ ilişemeyeceklerini bilirler.

Kur'ân İslâmı Değil Sünnet Düşmanlığı!

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Peygamber Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'e duyulan muhabbet nisbetinde ilahî rahmete yakınlaşacağımızı bildirdiği gündem yazısında, sünneti ve hadis-i şerifleri bir kenara itmeye çalışanlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.