İslâm tarihi içinde sünneti kaynak olarak kabul etmeyip inkâr eden herhangi bir mezhep mevcut olmamıştır. Sünnetin şer’î delillerden olduğu herkes tarafından kabul edilmiştir. Ancak sünneti prensip olarak kabul etmekle beraber, onun yazılı belgeleri demek olan hadislere yer yer itiraz eden kişi ve gruplara rastlana gelmiştir. Bu itirazlara gerekçe olarak da Kur’ân-ı Kerîm’in ön plana çıkarıldığı görülmektedir.
Güzel dinimizin iki temel kaynağı vardır. Bunlar yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber Efendimiz’in Sünneti’dir. Ashâbtı kiram, İslâm dinini, Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in şahsı ve onun sözlü veya fiilî tebliğ ve talimatı demek olan sünnetinden meydana gelen bir bütün olarak tanıdı.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim yazmaya teşvik etmek ve hat sanatına hizmet etmek amacıyla “Türkiye 1. Uluslararası Kur’an-ı Kerim Kitabeti ve Hat Müsabakası” düzenledi.
Rasûlullah (s.a.v) İslâm’a dâvet ettiği insanlara ve terbiye etmek istediği ashâbına Kur’ân-ı Kerîm okur ve öğretirdi.
ABD'nin başkenti Washington'da açılan "Kur’an-ı Kerim Sanatı: Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nin Hazineleri" sergisi, ziyaretçi akınına uğradı.
Tebbet suresinde ne anlatılıyor?
Mevlânâ hazretleri şöyle buyurur: “Kur’ân-ı Kerim’i en iyi anlayanlar, onu yaşayanlardır.” Kesâfetle buğulanmış ve kararmış kalblerin Kur’ân-ı Kerîm’den alacağı hiçbir şey yoktur. Nitekim İslâm’ı araştıran batılı müsteşriklerde, zâhirî ilim olup kalbî hayât olmadığı için Kur’ân onlara hidâyet vermez ve esrârını açmaz.
Kur’ân-ı Kerîm, ashâb-ı kirâmın hayatına öylesine girmişti ki, onlar her hususta Allâh’ın kelâmına mürâcaat eder olmuşlardı. Hastalıklar karşısında şifâ taleb edeceklerinde, bunu Kur’ân ile yaparlardı.
“…Sizin Allah katında en değerliniz, takvâ bakımından en üstün olanınızdır…” (el-Hucurât, 13) buyurmaktadır. Peki, takvâ nedir? Takvâ hangi mânâlara gelir?
15 Temmuz’da şehit olan vatandaşlarımızın vefatlarının 40. gününde Üsküdar'da Kur’ân-ı Kerim tilaveti ve mevlid-i şerif okunarak dualar edilecek.