Allah ile bağı kopmuş, O’na karşı bir sorumluluk hissi taşımayan kimselerde insânî öz zamanla çürüyecektir. Kur’ân-ı Kerim insânî özün çürümeye başlamasını kalpte bir hastalığın oluşması olarak takdim eder. Bu hastalık da derece derecedir.
İnsanlık tarihinde haksız yere ilk kan dökme hâdisesi, Âdem aleyhisselâm’ın çocukları arasında vukû bulmuştur.
Peygamber (s.a.s.) Efendimizin Zü’l-Uşeyre Seferi sırasında haber verdiği dünyanın en kötü iki insanı...
İyi insanları sevmek, kötü insanlardan nefret etmek, kişiyi mânen âbâd eder. Bunun aksine sevilmeye lâyık olmayan insanlara muhabbet besleyip, müsbet insanlara buğzetmek de kişiyi bedbaht eder. Bu sebeple insan, kimlere muhabbet beslediğine ve kimlerden nefret ettiğine son derece dikkat etmelidir…
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve bugün tüm camilerde okunacak olan Cuma hutbesi yayınlandı. Hutbenin bu haftaki konusu 'Allah'ın sevdiği bir kul olabilmek oldu. Hutbede, Allah'ın kullarında sevdiği ve sevmediği özelliklerden bahsedildi.
Hazret-i Mevlânâ, Mûsâ -aleyhisselâm-’ın firâsetteki derinliğini, buna mukâbil Firavun’un ise nefsânî bir hayatın içinde nasıl ahmaklaştığını beşerî idraklerin anlayabileceği bir şekilde şöyle müşahhaslaştırarak sergilemektedir.
Hazreti Mevlânâ “hâl, sârî” yani “insandan insana geçici” olduğundan; iyi insanla beraberlik iyi tesire, kötü insanla beraberlik de kötü tesire mâruz kalmaya sebep olduğunu anlatıyor.